Ökkeş'in aklı,
kırk kadar davardan doğan kırk kadar davada dağıldı,
kırk davanın kırkının da bahçesine fitneler salındı.
Yüksek tavan salonlarda cereyan eden hükmedişleri tarttıkça
zihni alçaklıkla anıldı.
Son sözünü sordular Ökkeş'e,
hak tanır tavırlar takınıp,
lisan-ı müstesna birkaç kelam tüm salona yayıldı…
“Kör bıçakla doğruyorsun aşını,
karnın ‘ancak’ bir müddet tok kalacak.
Lakin benim tahta odamda
iki adımlık bir seccade var, hâkim bey;
onun üzeri bir mahkemedir ki,
tüyü havada süzülürken böler bıçağı,
gelir bana haberi.
Diyeceğim odur işte:
sen almıyorsan bu haberi kendi odanda,
bilesin;
helal değildir mideni tok eyleyen davar,
bilemeden o bıçağı!”
Kayıt Tarihi : 7.2.2026 14:47:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!