Hava oldukça sıcaktı. Hâlbuki ki bir kış gününü yaşıyorduk güya. Cebinden mendilini çıkarttı. Yüzünden aşağı süzülen terlerini birer birer sildi.
Ellerini nereye koyacağını bilmez bir halde dönüp duruyordu yerinde. Konuşmalarının çoğunu kendisi bile anlamaz bir şekilde bir şeyler mırıldanıyordu.
Bazen yaşıyormuş gibi soluk alıp veriyordu. Bazen gözlerinde bin bir hüzünü gezdiriyordu. Gidip geliyordu ara sıra. Gözlerinde çaresizliğin bütün ezilmişliği adeta dans ediyordu.
Oturdu bir köşedeki taşın üzerine. Ağır bir yükün altında ezilmişliği yaşadığının farkına vardı birden. Derin bir nefes aldı. Gözlerini bir noktaya dikti an bütün geçmişin gözlerinin içinden hicret ettiğini sanki bütün el alem görebiliyordu.
Zülfü kimi ayağın koymaz öpem nigârum
Yohdur anun yanında bir kılca i'tibârum
İnsâf hoşdur ey ışk ancak meni zebûn et
Ha böyle mihnet ile geçsün mi rûzigârum
Devamını Oku
Yohdur anun yanında bir kılca i'tibârum
İnsâf hoşdur ey ışk ancak meni zebûn et
Ha böyle mihnet ile geçsün mi rûzigârum




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta