Mevlüt ihsani
Kırlarda gezerken kuzu peşinde
Sen gönlümde vardın Mevlüt ihsani
Çamların altında pınar başında
Elini yıkardın Mevlüt ihsani
Kızım, mektubundan oldu haberim
Kokunuzu, getirmiyor yeliniz
Beni karşıladı anam, pederim
Sizin olsun Yusuf'unuz, Ali'niz
Söyle Mustafa'ya ilim okusun
Midemin ağrısı canıma yetti
Kederle gam bile yedim geçmedi
Çeyrek ekmek bile fazla dediler
Üç ekmek tam bile yedim geçmed
Dediler ki sen ölürsün bu dertten
Nice doğum günlerinde
Özünü görür inşallah
Seksenini doksanını
Yüzünü görür inşallah
Güzel ders alır hayattan
Düşmüş Çin işkencesine
Türkmen ağlar men ağlarım
Bakılmıyor çaresine
Türkmen ağlar men ağlarım
Doğu türkistan da Çile
Sabah namazında güzel sesini
Kısma Allah'ını seversen hocam
Derin bir aşk ile al nefesini
Susma Allah'ını seversen hocam
Tane tane oku hemen bitirme
Alimin, ilmine olurum hayran.
Arifin sözünde mana varimiş.
Dünya aleminde dönüyor devran.
İnsanın özünde mana varimiş.
Semayı gezmeli binip,burak'a.
MASAL
Bir zamanlar bir yerde iki aşık yaşarmış
Birisi oldukça genç, birisi ihtiyarmış
Birisi baş kaldırıp görmezmiş ufukları
Birisinin kocaman, kocaman çocukları
MASAL
ÖKSÜZ GÜLİSTAN VE KARA İNEĞİ
Bir varmış bir yokmuş. Bir zamanlar küçük bir köyde fakir bir aile yaşarmış.
Bu ailenin tek odalı bir evi ve yanı başında köhne bir ahırları varmış.
Ahıra bağladıkları bir de kara İnekleri varmış ki bu da ailenin tek geçim kaynağı imiş. Bu ilenin 15-16 yaşlarında Gülistan adında bir de kızları varmış.
Başım alıp gitmem gerek
Yerimi kimse bilmesin
İlim ilim itmem gerek
Varımı kimse bilmesin
Bedeni gezdirir canım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!