Meğer dünya fani imiş.
Gelen yolcu geçer gider.
Yazık olur genç ölene.
Yeşil ekin biçer gider.
İstediğin kadar yücel.
İki kapısı bulunan bir acayip handayım
Bir türlü yüzüm gülmedi efkârdayım gamdayım
Ben beni bende kaybettim ararım bulabilmem
Aksim aynalara vurur zannedersin camdayım
Meğer insan kaybolunca kendisini ararmış
Bir ilkbahar günü suya giderken
Seni gördüm sokaklarda gezende
Ne güzeldin bıyık altı gülerken
Kaş altından ara sıra süzende
Suya baktın saçlarını taradın
Sabahın seheri gibi
Kesilmiyor ardın gönül
Gâh yaz gâh zemheri gibi
Nedir senin derdin gönül?
Yeter beni yordun gönül
GİDE BİLMEM
Bir sürüde bir kuzuyum çobansız gidebilmem
Zahmetli bir yola çıktım kervan sız gide bilmem
Günden güne artar sızım kapanmaz yaralarım
Sığındım derdi verene dermansız gidebilmem
GİDERSİN
Alnına yazılmış dünya telaşı
Ya çekersin ya çekilir gidersin
Takdirse hayatın zehirli aşı
Ya dökersin ya dökülür gidersin
Vefasız yar sana name,
Yazdım göndere bilmedim
Bundan böyle hiç arama
Kızdım, göndere bilmedim
Beni yaralar gözlerin
Mevlam bir dünya yaratmış
Lütuf ihsan içinde
Süleyman'a mülk donatmış
Kudret-i san içinde
Bulutlar göz yaşı dökmüş
Ey yoktan var eden, sana bir sual
Sormaya gelirsem, geri çevirme.
Huzuru mahşerde, hak divanında
Durmaya gelirsem,geri çevirme.
Ben miskinim, var diyecek malım yok.
Ben bu ayrılığa dayana bilmem
Hasretin bağrımı yaktı geri dön
Düşmüşüm sevdana uyana bilmem
Gönül bu sevdadan bıktı geri dön
Dağlar dayanamaz oldu zarıma




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!