Her vicdanın, ayrı sesidir sevda,
Yanmak, tutkunun sızlayan közüdür,
Yüce bir eşiğe, serdim ömrümü,
Gel bahtım, Sahibinin yoluna gir.
*
Bakışlarında, nice yaş toplandığını seçtim,
Yığınla canın, göğsümde paklandığını seçtim,
Düşlerde, senin namına tasalandım,
Sana, epey darıldığım vakit seçtim.
*
Yükledik omuzlara, fani dertleri,
Kararttık, beyhude sözlerle defterleri,
Ararken, puslu yollarda o cevheri,
Kaybettim sandım, o nurlu feneri.
*
Gezindim durdum, virane hanlarda,
Aradım devayı, zehirli kanlarda,
Meğer saklıymış, o kutlu yanlarda,
Bekledim şifayı, o gizli anlarda.
*
Yöneldik, kovulduğumuz o dergaha,
Yazıklar yağsın, kelamıma,
Sakın itmeyin beni, zindana,
Vardığımda, özür sunmaya,
Mahcup etme mahşerde,
Hüdavendigar erenlerin, yanına eriştir bizleri.
*
Yıkansa da, bedenin bulanık suları,
Çözülse nefsin, o kör düğüm bağları,
Aşsak seninle, o sarp dağları,
Dolsun içime, rahmetin çağları.
*
Bırakıp gururu, kapı ardında,
Eğip başı, hiçlik yurdunda,
Erisek, hakikatin o kor odunda,
Dirilsek yeniden, aşkın yurdunda.
*
Ardından gelen, pak ruhlar kınasa da,
Baktın, hevesin seni pastan arıtmasa da,
Geç Resul'e itaat eşiğinden,
Durulsun gönlün, bilumum kederden.
Kayıt Tarihi : 17.1.2026 14:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!