Bilmem ki yol nedir yordam ne
Aklımı satılığa çıkardığımdan beri yalnızım
Yıkıla yıkıla geçerken harabelerden burnuma gelen kötü kokular
Pis, iğrenç ve yıkık dökük, talan edilmiş hatta terk edilmiş…
Damağımda açlığın içimdeki karın gurultusu
Vitrinlerin hadi beni al sesleriyle karışıyor, üşüyorum ağzım sulanıyor, çok açım…
Gurbette yetim garipliğiyle sürtünüyorum, tezgah arkasında ki mağrur tezgahtara acındırıyorum kendimi
İsimsiz, sorgusuz bir aşkın solgun mısraları
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara
Devamını Oku
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta