sokaklar ıslak, ıssız bu ara
ama bilmelisin,
benim merdivenlerim göğe kurulu
yıldızlardan notlar toplar,
sessizlik büyüttüğüm
pencere kenarlarına iliştiririm.
sesler biriktirir zihnim dört bir yandan,
hissedilmeyen kokuları hapsederek,
biraz yanık, biraz kasvetli
tanıdığım aydınlıklarda
tanıştığım karanlığa..
asırların zincirlerini kırıp
harlı isyanlarıı bastıran çığlıkları sahiplenirim;
tam zaman üstüme
yırtık bir geceyi giydirmeye hazırken,
ve tam da göğsüme batan iğnelerden
taşkın bir nehir geçerken.
gönül hanesinden gidenlere yas tutarım.
son hızla yola çıkmış
yokluk trenlerini sayar,
pervasızca cihanı arşınlayan
adımları gözlerim.
ve bilmelisin ki,
benim yürüdüğüm vadiler de
kibirli ağaçlar yok..
vakti gelince eğilmeyi de bilir,
sabrı örer köklerinde.
bilinmezliği
mesken edinen topraklarım
aynaların hüznünü özümser
inkar etmez imtihan sancısını,
ve uzanır
çekip alırım göğün mızrabını
tenhalığı sererim omuzlarıma,
sadrıma süretleri..
ve dağlara
ve ovalara
ve yosun kokan maviliklere;
vakti gelince gülümser,
binbir ton da yeşillenen
o ak pak alnı öperim usulca.....⚘
.....özlemcay/
ocak/on bir
21:35
Kayıt Tarihi : 11.1.2026 21:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!