Bilirim
Bileğin bükülmez çelikten kavi
Mecnunu çöllere sürdün bilirim
Tavrın ve duruşun değişmez savi
Ferhatı dağlara vurdun bilirim
Karşında duramaz her babayiğit
Çarpılan dinlemez nasihat öğüt
Duyanlar yaktılar yıllarca ağıt
Keremi yandırıp durdun bilirim
Nişangah belleyip ok gibi vuran
Yüreği kaplayıp sımsıkı saran
Züleyhada sönmez harlanıp duran
Alaz alev bir top kordun bilirim
Zaman saatini kendince kurdun
Dağ bayır aşarak nihayet vardın
Dergahı taptukta eğleşip durdun
Yunusu yoğurup kardın bilirim
İhtişam kudretin dillere destan
Kapılıp tutulan demlenir yastan
Yaş dolar gözleri haz etmez sustan
Veyseli yollarda yordun bilirim
Mahirsin uslunca örersin ağın
Gözler kamaştırır vuran ışığın
Ah feryat figanı bitmez aşığın
Düşenin gönlünü yardın bilirim
Yahya Koza
Yahya KozaKayıt Tarihi : 11.12.2025 00:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




İnsan sevdiğini, sarıp sarmalar
O zaman nedendir? Vurup kırmalar
Nere gitti, gönül, hatır sormalar
Sonunda kefene, sardın bilirim
Sanmam ki benimle, bitecek sorun
Benimle değilse, kiminle zorun
Belli ki sende de, taş olmuş derun
Kimi yâd ellere, saldın bilirim
TÜM YORUMLAR (1)