Ben, gitmelere alıştım.
Neden mi söyleyeyim mi?
Her gittiğimde, bana güle güle diyorlar.
Benim, sana güle güle dediğim gibi,
Sırf! Seni inadına unutmak için gitmelerim.
Yazmam gerek yazmam!
Seni bana, beni sana.
Kaderi, kendim çizmem gerek.
Kaderi, avuçlarımın içinde,
Oyuncak etmem gerek.
Seni benden almasın,
Bitmeyen hüzünlere, demir attım.
Çoğandıkça çoğaldı, vallahi şaştım.
Bir zamanlar aşıkken, mutluluklar tattım.
Şimdilerde, sevmekten korkan, sol yanım, tahtım.
İçimde hep, uhteler dolu ahtım.
İşte benim, karadan, kara bahtım...
Yüreğimin, sesini,
Dilimin, söyleyemediğini,
Gözlerimin, özlediğini,
Aşkın için, yandığımı bilir misin?
Okadar derinde kaybetmişim ki kendimi,
Arıyorum arıyorum, bulamıyorum.
Bulunca, döneceğim tabi ki bula bilirsem?
Bana, özgürlük gerek, ben olmam için...
Kaçak buluşmalarımızda,
Karanlık odamızı, gözlerimizdeki,
Yakamozlar aydınlatırdı.
Zamanın tutuklu anlarında,
Her taraf, karanın, karası zaten!
Aşkın için, cehennemde yanacağım.
Ne olur! Kötü kelamınla da yakma beni!
İçimden, çığlık atmak geliyor, sen bilemezsin.
Kaç vurgun yediğimi, kaç girdaptan çıktığımı...
Acı
Beklemek, hancer yarasından bile acı!
Bulmalıyım, bana iyi olacak ılacı
Ben hancı, o salına salına, giden yabancı
İlacım, yabancının sol yanında bekliyor...
Uçsuz buçaksız sonsuzluğa gidiyorum.
Esir ettiğim beni benden kurtarmaya
Bir yerlerde yarım kalan sevdaya
Ben, benden gidiyorum, elveda...
Dediler falcı her şeyi bilir.
Gittim falıma baktırmaya,
Dedi ki bana bir karayılan var.
Bende dedim ki o yılan aşkım!
Tövbe tövbe, dedi.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!