Bil ki kanmışım...
Gökten süzülürken o Beyaz Kartal,
Dünya bir duraktır, her ömür masal.
İster ipek kuşan, istersen çul al,
Nefsin ateşine, bil ki kanmışım.
İda’nın başında o yüce nurlar,
Gönül aynasında çözülür sırlar.
Dostun kokusuyla diner kahırlar,
Ben özümü derya, bendi hanmışım.
Dedemden mirastır o eski vatan,
Çanakkale’de o kefensiz yatan.
Filibe’den gelip Akçay’da batan,
Güneşin ardından, nura yanmışım.
Kumpir ekmeğini bölüştük bizler,
Pomak lisanında saklıdır izler.
Görünmez el ile silinir yüzler,
Dünyayı ebedi, bir mekan sanmışım.
Negatif olanın dumanı kara,
Sığmıyor vicdanım, kabuksuz yara.
Pozitif ruhlarla vardım huzura,
Güzel kokulu bir, suya banmışım.
Şefaat umarken, vefayı bulduk,
Kâh ağlayıp güldük, kâh sararıp solduk.
Adem’den bu yana, ne melez olduk,
Kendimi bir koca, destan sanmışım.
Hasan dostum der ki; ömür bir nefes,
Ruhun kafesinde kırılır heves.
Gaipten geliyor o ince bir ses;
Meğer bir rüyadan, yeni uyanmışım...
Hasan Belek
14 01 2026- Akçay
Kayıt Tarihi : 14.1.2026 18:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (1)