Hafif esen bir yel alır
Fırtınanın yumruğuyla sökemediğini
Bundandır direnen koca tufana
Bırakır bir melteme inatçı eteğini
Anımsayınca birden sevildiğini
Aydınlanıyor yüzü bir çocuğun alacakaranlıkta
Sıcak bir örtü olup seriliyor üstüne zaman
Usul bir el olup uzanıyor uykusunda annesi
Gölgesidir mazinin alnındaki tebessüm
Eğilir, kutsar, öper yalnızlığını
Susmayı huy edinmiş.
Söz sükûtu dövmesin diye,
Kimse hâlin sezmesin diye,
Cümle âlem bilmesin diye,
Durmadan iç çekiyor.
Çekildiğim derine bir el bulamadım
Tutsun da oradan çıkarsın beni
Belki görebileceğim bir gök vardır hâlâ
Bu yitik yerden öte
Mavisi çalar da aklımı
Koşuşurum ilk tazeliğin coşkusuyla yine
Ben varım, sen yoksun
Sen varsın, ben
Bir boşluğu ağırlıyoruz mütemadiyen
Yan yana dizili odalarımızda
Denk getiremiyoruz bir türlü
Ve bir gün
Nasıl başlamışsa
Nasıl büyümüşse
Nasıl köklenmişse en derine, bir orman gibi
O yerleşik
Tutunmuş
Seni sevdim
Güneşe döndü yüzüm
Şırıl şırıl aktı çeşmeden sular
Toprak bereketlendi
Boy verdi tohum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!