Yıkık dökük her yanı inleyip eyvah eder
İflah olmaz ezadan medet umar ah insan
Koca bir ömrü böyle tüketir pişman gider
Ahı yutan fezadan medet umar ah insan
Güneş doğarken hergün gölge yürür ardından
Ayrı ayrı yerlerde aynı buluta bakıp
O hisli varışmayı ahirete bıraktık
Uzakları hasretle yüreğimize yakıp
O gerçek sarışmayı ahirete bıraktık
Ne ara böyle pişen mahsun yürekler olduk
Bu akşam karanlığın içimi başka sardı
Göremedim galiba yıldızlar aşka durdu
Baktım beton bankıma kimsesizce uyurdu
Oturunca soğuğu içerime duyurdu
Saatlerce sevdanın hayalini kurdurdu
Bilmedi yüreğime gelişi bir onurdu
Gözden akan yaşlar gibi
Şol denizde kuşlar gibi
Secde eden başlar gibi
Ya hû Allah Allah derim
Yattım kalktım ettim şükür
Başımdaki dumanla dışarıya savruldum
Sarıldığım her yerde senden bir iz aradım
Gözlerimi silerken içlenerek kavruldum
Vurulduğum her yerde senden bir göz aradım
Caddelerde insanlar mutlu mutlu gezerken
Aşkın deryasına yelken açarak
Daldım da ne oldu dalmaz olaydım
Yalancı sevdaya kucak açarak
Aldım da ne oldu almaz olaydım
Her gece narınla geldim hoşluğa
Sensiz dünya boşluk bana
Senle hayat bulur mana
Her nefeste duam sana
Aşkın ile ondur beni
Aşksız geçen hayatım zar
Yüreğimde koptu sazımın teli
Aşkın yarasını açtı gönlüme
Neyleyeyim mızrap tutmayan eli
Aşkın yarasını açtı gönlüme
Sevdalar okunan birer masalmış
Hazin ayrılıklar sanki asalmış
Geçtikçe seneler vuslat kısalmış
Maziden geriye kalan ne var ki?
Kelebek uçunca yanacak ateş
Koştum senelerce peşinden niye
İyi günde kötü günde sev diye
Açtığın yaralar senden hediye
Kuruyacak elbet gözümün nemi
Bundan sonra bana yar deme e’mi?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!