Gördüğüm bir düş tü
Önce aklıma düştü
Bende peşine
Böyle bir güzel
Anca rüyada görülmüştü
Yollarıma Serpil se karanfil
Geceyi beyaza boyadım,
siyahın gözü yaşlı
Siyahın göz yaşlarıyla karanlıklarda akıp gitti
karamsarlıklarda
her bir sabahım yepyeni başlangıçlara gebe bembeyaz bir sayfa gibi duruyor önümde uykudan uyanmama bir sebep güne başlamama bir umut ve daha gür bir günaydın dememe neden var
güneşi gökkuşağına boyadım gün le birlikte
Sakin bir denizdi uykuya dalışların
Sessiz bir dalga hışırtısı nefes alışların
Derin bir rüya görmek gibi sahile vuruşların
Göğün yere inmiş hali sende
Samanyolu galaksi yıldızlar dizilsede
Karanlığın koyu bir mavilik
Gözüm mıhlanmış manzarana
Baksan küçücük çerçeve
Aslında ufkuma açılan kocaman bir pencere
Sensiz başladığım sabah sabahım değil
Gülmezsen yüzüme doğarmı güneş günüme
Bir tazelik bir yenilik bir kokun gelir
Senin hiç ağlamalara
kapı aralayan gülüşlerin oldumu yada göz yaşlarına
çanak tutan kahkahaların
sevgin zıpkın mış
bakışların ok
sözlerin mızrak
Günaydın bahaneydi aslında
Aslolan yaşadığını bilmek
Varlığını hissetmek ti sol yanımda
Bakışlarına tutunmak
Gülüşlerine satılmaktı sımsıkı
Bahanesiz özlensende
Gün batımında ufuklar kızıla tutulmuştu
Seninde gül kurusu eteklerin alev alev
Ne yangındı be yüreğim nede yangın yeri
Neydi böyle yanan alev alev
Vuslata hasret kalmıştı
Sen hangi devrin kızısın ki bütün devranlar sana döner
Devir değişir zaman değişir tarihin en güzel yanları sende tekerrür eder
Dört mevsim bahardır senin diyarında nefesin baharın solukları gülüşün renkleri
Silüetin kocaman bir ağaç saçların saçının her bir teli aşıkların kabul görmüş dilekleri
Hep uzansam tutuvereceğim elinden bir ömür nefes nefese peşinden
Hiç ummadık bir anda yakalasam sarılsam kıskıvrak belinden
Sen benim hüzün yanımsın. Güneşin vurmadığı gölgede kalan yanım. Kimselerin bilmediği kendime sakladığım. En çok ayazda kalmış olup da rüzgara savuramadığım, alıp alıp defalarca sineme sardığım yanımsın. En çok kanayan yarama sarmaya çalıştığımsın. Sardıkça kanayan kanadıkça sardığımsın…
Sen benim hüzün yanımsın. Her doğan günle bir kez daha ümidimi yıkan tarafımsın. “Olmadı olmayacak” dedirten hain düşmanımsın. “Ah çıksa gelse şimdi…” diyecek kadar kendimi kaptırdığım saflığımsın. “Çıksa ve gelse, alsa ve götürse…” diye çırpan kanadımsın. Ve her defasında kendime kırk kez söyleyip kırk kez yanıldığımsın.
Sen benim hüzün yanımsın. Söküp atamadığım umut çiçeklerini gömdüğüm toprağımsın. Bahar gelir yeşerir diye yağmur, çamur, kar kış demeden suladığımsın. Olur da bir gün açarsın diye beklediğim sevdamsın. Sevda çiçekleri açar mı bilinmez ama umuduna umudumu bağladığımsın.
birlikte suladığımız yerleri tekrar suladım bugün
geçtiğin yerlerde kokun
bastığın yerlerde izin kalmış
nasıl da belli oluyor senin elinin değdiği domatesler inadına bereketli inadına kırmızı fasulyeler salkım sümbül
Mısırların püskülleri senin saçına özenmiş biberler hepbir boy
elmalar yanağından çalmış rengini




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!