Beyaz Şölenin Ardındaki Sessiz Dram: Sokaktaki Canlarımız
Gökyüzünde bugünlerde eşine az rastlanır bir görsel şölen var. Lapa lapa yağan kar, sanki birbirine değmeden havada zarif bir vals yapıyor. Sokaklara baktığımızda çocukların o saf neşesini görüyoruz; kar topu oynayanlar, kızak kayanlar… Onların hayalleri de mutlulukları da kar taneleri kadar temiz ve bir o kadar başka.
Ancak pencerenin bu tarafındaki sıcaklık, bizi dışarıdaki dondurucu gerçeğe karşı kör etmemeli. Biz yetişkinlerin, bu şölenin coşkusuna kapılırken düşünmemiz gereken çok mühim meselelerimiz var: Kimsesiz sokak hayvanları.
Bizim için "manzara" olan bu kar yağışı, barınağı olmayan bir kedi veya köpek için hayatta kalma sınavıdır. Karnı aç olan bir canın vücut ısısını koruması imkansızdır. Sokak dostlarımız bir kuytu, bir sıcak nefes, rüzgarı kesecek bir barınak bulabilirse bu kışı sağ atlatabilirler. Unutmayalım ki merhamet, sadece bir duygu değil, aynı zamanda bir eylemdir. Kapımızın önüne koyacağımız bir kap mama ve derme çatma da olsa rüzgarı kesen bir barınak, aslında bizim insanlığımızın sığınağıdır.
Boyuna onu düşünürdüm,
Kamyonlar kavun taşır ve ben
Boyuna onu düşünürdüm,
Niksar'da evimizdeyken
Küçük bir serçe kadar hürdüm.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta