Beklemek insana mahsus,
Kuşların kanatları var.
Göçebe düşler biriktirdim,
Denize kıyısı olmayan şehirler gibi.
Senin kapında bir büyücü sihri,
Ben âmâ.
Bir zamanlar aşk'a inanan bir adam vardı.
Bir adam vardı siyah takım elbiseli.
İzdüşümünün hazzına betimsiz siyah,
Sessizce dağıldım kendi içimde
Belki gece,
Belki yağmur,
Belki şiir.
Endoplazmik retikulumlar da değildi,
Tutunmak için şiire bahane.
Bir derviş,
Bir ulak,
Ya da yolcu müşkülü de.
Hattatlar düzeltemedi yazıyı,
Çilingirler kapıya uzak.
Tuz ve yara bir arada
Muhtaç birbirine ateş ve su,
Söylemek istedim,
Taşları seviyorum özellikle çakıl taşlarını,
Bana bir başka asil ve cafcaflı geliyorlar.
Temyiz raporu,
İnşaallah zikri,
P'i sayısı kadar dualar,aminler,ağıtlar,
Sonra Yusuf kuyuları sonra ardıç ağaçları ve yılkı atlar.
Kelimeler dolusu sevgiler de göndermek isterdim,
Uçurtma delisi bir rüzgâra.
Aylakca dolaşıp duruluyorum kendimde,
Günlerce kremasız, laktozsuz ve papillasız.
Karmakarışık olmak istiyorum mütevazi olmadan,
Yıkılmış istinat duvarı kadar suçlu ve teşhir edilmiş.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!