Beyaz kundak sereriz.
Dünya denilen hanın kapısından gireriz
Çıplak gelen bedene beyaz kundak sereriz
Ektiğimiz ne varsa biz onuda dereriz
Göz açıp yumuncaya biter gider bu rüya.
Büyürken nefis azgın hırs bürür her yanını
Unutur gafil insan emanet olan canını
Bilmez ki bir nefeslik süren saltanatını
Sanki mülkün bakiymiş gibi sarılsan güya.
Tarladır bu kainat hasat günü pek yakın
Güzel niyetten gayrı yük edinme hiç sakın
Nurdan köprü kurulsun temiz kalsın bu akın
Gönül gözün açık tut ona bakarsan cüya.
Sorumluluk dağ gibi biner kulun omzuna
Bazen yenilir insan dünyanın bin pozuna
Bakmaz felek kimsenin baharına yazına
Aldanıp da sakın ha dalma derin bir suya.
Zaman su gibi akar hükmü sürer kaderin
İzleri silinmez hiç gönüldeki kederin
Menzili yakın eyler o imanın fenerin
İbret ile bakarsan her şey benzer bir oya.
Toprak ana kucağın açar bekler her kulu
Çileyle nakışlanır bu hayatın zor yolu
Hasan edebi nurlu onurlu rahmet dolu
Vade dolup bitince döner dünya kovaya...
Hasan Belek
Akçay
Güya, "sözde", "sanki", "görünüşte öyle ama aslında değil" anlamlarına gelen, Farsça kökenli bir sözcüktür.
"Cûyâ" (cûyâ-yı), Farsça kökenli olup "arayan, isteyen, talep eden" anlamına gelir.
Kayıt Tarihi : 10.3.2026 12:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!