Ak kanadından yağmurlar boşanır
Çorak topraklarına Anadolumun
Kendini çoğaltır BEYAZ GÜVERCİNİM
Çoğalır balyoz gürültüsünde erdemler
Uçar yücelere yücelere
Konar yücelere yücelere
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




Güvercini kanadından vurdular
Çiçeğe durmuşken
Dolu vurdu zeytin dalını
Sildiler gökkuşağının yeşilini, mavisini, alını
Darağacında soldu karanfil
Çiğnedi koca bir fil
Gül goncasına düşen çiğ damlasını
Sessizce
Ve korkarak
Ve gizli
Ve düşmana göstermeden
Yüreğimizde tuttuk
Fırtınalarda kırılan fidanların yasını
Bu küçük şiirim, şiirine destek olur mu? Güvercinler ne zaman özgürce uçacak? Ne zaman yeşerecek zeytin dalları? Ve ne zaman kırılan fidanların toprağında yeni fidanlar serpilip gelişecek?
Yüreğine sağlık dost.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta