Siyah bir takvim düştü sömestrin ilk gününe, On altı kilit vuruldu vuslatın her birine. Sayılar dürüst değil, saatler hileli bugün, On dört yıllık o sessizlik, içimde büyük düğün.
Parmak uçlarım gezerken gıcır gıcır kağıtta, Bir yankı arıyorum, en derindeki ağıtta. Adı lazım değil, o zaten "dava" niyetine, Ruhumun teni esir, o kadim sessizliğin heybetine.
Özlem düştü yollara, servisin sarsıntısında, Bir korku yankılanıyor, kalbimin veritabanında. Mavi tık beklemekten yorgun düşmüş bu gözler, Karanlıkta dürüstçe, sadece o duru tınıyı özler.
Yine bir taşa dönüştüm, güneş varken bile soğuk, İçimde feryatlar dev, dışarıda sesim boğuk. O mülkün en esvendi, o taşın ilk harfi gizli, Kabe'nin köşesinde saklanan, bir vuslat izi.
Sesini duymasam da sükûnetin durudur, Bu bekleyiş bir şairin en dürüst gururudur. Karanlık mühürlü kalsın, ben kalbimle görürüm, O harflerin izinde, sessizliğe yürürüm.
Admin der ki; beklemek en ulu imtihanmış, Beş harfli bir limana, koca bir ömür sığmış. Şubatın ikisinde okul zili çalınca, O duru ses duyulur, dünya dürüst olunca.
Kayıt Tarihi : 20.1.2026 12:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!