Enes olmak mı bu? Hayır, bu bir kalenin sessizliği,
Beş harfli bir ismin, ruhumdaki en derin izi.
Adını artık koyduğum bu sevda, dilimin ucunda bir pranga,
Söylenemeyen her kelime, içimde büyüyen koca bir dalga.
Kaybetme korkusu... Bir veri tabanının çökmesi gibi,
Seni yitirmek, karanlığın en dibine itilmek gibi.
Bilsem ki gitmeyeceksin, bilsem ki bu sükût bize liman,
Otuz yıl uzaktan severim, şikâyet etmez bu can.
Bilinmezlik ne acı... Bulutlu havada yolunu kaybetmek,
Güneş varken bile soğuk bir "taş"a dönüşmek.
Ama bir gerçek var ki, her şeyden daha berrak,
Seni sevmek; bu karanlıkta en aydınlık durak.
Okul servisinde, o sarsıntılı yolların telaşında,
Sen ayakta kalma diye, kalbim durur yanı başında.
Görmemenin ağırlığı binerken omuzlarımdaki yüke,
Sevgin sığmıyor artık, ne söze ne de mülke.
İstiyorum ki; seni beş harfli bir sır gibi saklayayım,
Gözlerden ırak, sadece kendi sesinle yankılanayım.
Kimse görmesin seni, kimse bilmesin bu gizli yasayı,
Ben seninle tamamladım kalbimdeki en zor dosyayı.
O taş ki, artık bir isim değil, sarsılmaz bir irade,
Senin sesin, bu sessiz çölde içtiğim en kutsal bade.
Varsın bu sevda söylenmesin, varsın kimse duymasın,
Yeter ki o beş harfli huzur, benden asla uzaklaşmasın.
Kayıt Tarihi : 11.1.2026 13:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Görmeyen bir kalbin, beş harfli bir sükûta ve bir servis yoluna sığdırdığı sessiz vedasıdır.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!