Kızdığın zaman kadar
gülseydin gönülden,
Pişmanlıkların kadar
Mutlulukların olsaydı,
Tadı damağımda kalsın diye
mutlaka bir dudak payı
hep fazladan bırakırım.
Bu yüzden içtiğim tüm fincanlardan
ve sevdiğim bütün kadınlardan
daima alacaklıyım.
Aşk böyle istedi ki eller dokunamasın birbirine
Dudaklar alev alev yansın da ıslanamasın
Gözler bakamasın, dalamasın bakışlar bakışlara
Gözler ağlayamasın ayrılık zamanında
Böyle yaşansın bu acı
Aşk böyle istedi bir bakışını 40 yıl kalbinde saklasın
Bir adam düşün;
Elleri,
gözleri,
dudakları duran,
kıpırdamadan.
Ellerinin içinde zincirlenmiş elleri,
Düşüncelerimin ayaklarının
çamura bastığı da oldu,
ama izin vermedim girmelerine yüreğimden içeri
yıkadım gözyaşlarımdaki tövbelerle
öyle buyur ettim.
Aşka leke sürdürmedim,
Gülüşün istanbul gibi
Bir tebessümünden köprüler geçiyor uçsuz bucaksız
Aşk geçiyor köprülerden ücretsiz
Yüzün istanbul gibi
Her tarafına bakasım var
Acılar keşke;
Kumsala yazdığımız yazılar gibi olsa,
Bir dalga gelse, kederleri silse...
Acılar keşke;
Simit gibi olsa martılara atılan,
Çıplak doğduğumuzu hatırlayabilsek
Daha fazla giyinmenin boşluğunu,
Aç doğduğumuzu hatırlayabilsek
Tam tokluğun gereksizliğini,
Hep bir rahimden doğduğumuzu hatırlayabilsek
Kibirimizin yarattığı ızdırapları,
Seni sigaram diye içerim,
Dumanını içime çekerim,
Küllerini cebimde saklayıp,
O sıcacık izmariti gül dudakların diye öperim
Anlamazsın ne zaman yandığını,
Beni tanısan
Ben sana bakarken
Gözlerini açabileceğini düşünmezdin
Yoksa sen gözlerin açık mı öpüşürsün sevgilim?
Kimdir senin sevgilin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!