durduk yerde
gri renkli bir “cip” gelirdi köye
muhtar,
yanında ütülü elbiseli, kıravatlı şişman biriyle
arkalarında da çelşimsiz,
saçları geriye taralı
eli bir garip çantalı
Hayatta ben en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
Devamını Oku
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim



