Akabinde pislik dolu, harabat bir yaşam.
Bu çınlayan İlimsizler yolu, kurtuluyor aşan.
Kalbin anahtarı, aynalarda parçalanmış.
Derdin kederin, kavgasından kaçıyor savaşan.
Zulmüne karşı çıkan, divane devrine paşa.
Yine açık koğusun kapısı dar,
Baya soğuk ama,
Ne yağmur var ne de kar,
Daralmakta duvarlar.
Bir gece burası, sorma
Sessiz kargalar,
Döner devran tersine
Dokunur ele bele sevgine
Katar derdini derdine
Sahip çıkar nefsine.
Bakar durur resmine
Bir bir döküldük denize ve hissizleştik.
Yaramıza tuz bassalar dahi farketmeyiz artık o kadar alıştık. Çapamız dolandı kaldı öylece çıkaracak gücümüz kalmadı. Kimse el uzatmadı, her şey bitti! mürettebat bu gemide kaptan kalmadı.
Beş parasız yüreği kursağında bir adam düşün
Öyleki kala kalmış yaşamla ölümün arasında
tereddütsüz bir ölüm mü hazırlayacak kendine
Yoksa tereddütlü bir yaşam mı ?
Yol'u yoktu çektik.
Ay'ın tepede olduğu vakit
Yürüdük karlı yollarda
İki temmuz doldu vakit
Günler önce hazirandı.
Ay bakıyor pencereme
Ne olur gitme kal bu gece
Sana hapsoldum senelerce
Yitirme beni kal bu gece.
Gözlerimden süzülen yaşlar
Ne sen sevgilim ne de ben akacağız bu nehirden ne nehir ne de ben sevgilim devrileceğiz birden.
Zaptedilmez koca halkın ahı görün.
Şehrin yarısı değil, hepsi ilim körü.
Düşürmüş tabancayı, kemer belden.
Azıtmış bendini, gözükmüyor kirden.
Dikişle oturmuş kara ceket üzerine.
Tahttan kalkan kral çekilir köşesine.
Seneleri bitirdiği zindanlar.
Yatarı var bir müddet mühebbet.
Karşısında betondan surlar.
Aklını yitirdiği bin bir nedamet.
Düşünün aksine, yok içinde art niyet
Ülkümün ocağına ateşim.
Buram buram, aşk kokar eşiğin.
Bî-vefâ kapına kadar gelmişim.
Kalbime sahip çıkar geçmişim
Bense senin dikenine dervişim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!