Duyduklarınız boş, gördükleriniz yalan,
Bir kez daha geldim, haykırdım meydandan,
Susmam ben elbette, korkmam ki o kandan.
*
Süslü kelimeler, yaldızlı laflarla,
Göz boyamam asla, budur son kararım,
Yalan yanlış sözden, o sahte zaferden,
Uzak durmak için, yeminler ederim,
Sözüm senet benim, dönmem ben sözümden,
Ve Selim’i burda, en önde gözledim,
Ve Kemal’i seçtim, o büyük kavgaya,
Her yiğidi mertçe, sanmayın dostlar siz,
Bahtı kapkaranlık, bu devrin ahiri.
*
O yüksek kürsüde, yüzlerce efendi,
Hiç konuşmadılar, yoldaşım dinle bak,
Kızma sakın bana, gerçeği gör artık,
Sana layık olan, uyanıp kalkmaktır,
Tek kurtuluş haktır, o saklı sandıkta,
O da hürriyettir, vicdanın sesiyle,
Ey gafil unutma, bu dersi iyi bil.
*
Yönetimi bozuk, iradesi zayıf,
Çıkarırken her gün, o ağır yasalar,
Tepeden tırnağa, her yana bakarım,
Bir kişi duysun diye, tam on senedir,
Paralarım ben hep, şu garip kendimi,
Kimseye de demem, isterim hakkımı.
*
İnsanı severim, şüphen olmasın hiç,
Lakin çözemedim, amacını Hamdi,
Neden hala bağlı, duruyor o elin,
Ve o boş diziler, o yalan sahneler,
Ve şu süslü moda, tükenmez hevesler,
Baş tacı edilmiş, bütün bu gençliğin,
Peşinden gittiğim, o dipsiz kuyular.
*
Seni sildim sanma, gafil insan bekler,
Çokça dert olunca, şu garip başında,
Şöyle bir yol çizdim, dinle bak kardeşim,
Hazineyi çalan, o kanlı elleri,
Hitabı en güçlü, olanlar aklasın,
Çelik zırhlı araç; başka ne denilir,
Ve benim rehberim, şanlı istiklaldir.
Kayıt Tarihi : 7.2.2026 15:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!