Beni pek sevmezler, bilirim;
Zira dilimin namlusundan ateşlenen her söz,
Onların cilalı yalanlarını infaz eder.
Nezaket maskelerinin ardındaki o niyeti,
Daha gölgeleri eşiğime düşmeden sezerim.
Bir ayna tutarım ruhlarına;
En şaşaalı zırhlarını kuşanıp geldikleri sofrada,
Birden çırılçıplak kalıverirler.
İnsan en çok kendi aslından ürker ya;
Baktıkça bana, o metruk karanlıklarını seyrederler
Gözlerimin pınarında...
Gördükçe firar ederler benden,
Uzaklaştıkça gıyabımda zehirli kelimeler sarf ederler.
Beni pek sevmezler, bilirim;
Zira samimiyet kisvesi ardına gizlenen laçkalığı bozarım.
Ağızlara pelesenk edilen o sinsi iltifatları,
Koz toplamak için kurulan sırdaşlık tuzaklarını
Bir bakışta görürüm.
İçtenlikleri emanet bir hırka,
Dostlukları ceplerine sakladıkları hançer...
Beni pek sevmezler, bilirim;
Zira sakız yapıp tükürülen cıvık aşklara inanmam.
Gözyaşını sahne aksesuarı yapan sığ sevdaları,
Tenin açlığını kalbin rızkıymış gibi sunan ucuz oyunları
Midem kaldırmaz.
Kutsal sayılan ne varsa bozuk para niyetine harcayan o eğreti tutkuları,
Daha ilk cümlede, gerçeğin keskin kokusuyla teşhis ederim.
Onlar aşk ateşinde yanmak değil, ısınıp soğumak isterler;
Bense o yangının külünü bile onlara çok görürüm.
Beni pek sevmezler, bilirim;
Zira nankörlüğün kör kuyusuna bir ışık huzmesi bırakırım.
Emeği bir çırpıda savuranları,
"Ben mi istedim?" diyen o pişkinliği iyi tanırım.
Hafızaları sadece kendi mağduriyetlerine amade olanlara,
Unuttukları o asil vefayı bir tokat gibi değil,
Vicdan azabı gibi fısıldarım.
Beni pek sevmezler, bilirim;
Zira sonu gelmez gaddarlıklarını, merhametimin gücüyle boğarım.
Kırıp dökmeyi maharet sanan, yaraya basarak yükselen o taş kalpleri;
İntikamın değil, affetmenin ağır yükü altında ezerim.
Onlar her darbede yeni duvarlar örerken,
Ben uçurumun kenarına bir çiçek bırakırım.
Şefkatim, vicdanlarının paslı mahzeninde
Ömür boyu geçmeyecek bir sızıdır.
Beni pek sevmezler, bilirim;
Zira ikiyüzlülüğün her çehreye ayrı şerbet sunan kadehini kırarım.
Ardından kurşun döktüklerinin huzurunda el pençe duranları,
Omurgasını rüzgârın istikametine göre büken o esnek ruhları sezerim.
Maskelerini ellerine tutuşturur,
Onları kendi yabancılıklarının tekinsizliğiyle baş başa bırakırım.
Beni pek sevmezler, bilirim;
Kıskançlığın zehirli pırıltısını okurum gözbebeklerinden.
Başarıyı alkışlarken parmak uçlarında biriken o soğuk nefreti,
"Senin adına mutluyum" derken dillerinde tortulaşan o buruk tadı bilirim.
Kendi noksanlıklarını benim aynama çarparak kırmak isteyenlere;
Kaçacak yer, saklanacak delik bırakmam.
Beni pek sevmezler... Bilirim.
Varsın sevmesinler.
Varsın gıyabımda zehirli nameler dizilsin,
Ben kalbimin kuytusunda dinleniyorum.
Siz gölgeyi kovalarken,
Ben güneşin altında durmanın bedelini ödüyorum.
Kayıt Tarihi : 11.3.2026 17:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




beğeni ile okudum
dilinize sağlık
TÜM YORUMLAR (2)