Yazın bilyeli tahta arabalar,
Kışın karda çıngıraklı kızaklar…
Ayaz olsa, soğuk olsa ne yazar?
Beni çocukluğuma götürün.
Asılırdık faytonun arkasına,
Aldırmazdık adamın kamçısına,
Gülüyorduk küfürle bağırmasına…
Beni çocukluğuma götürün.
Kapının önünde oturan kızlar,
Ellerinde etaminler, kasnaklar,
İşlemesinde sanki geleceğini nakışlar…
Beni çocukluğuma götürün.
Ramazanda mis gibi çörekler,
Üzerinde renkli horoz şekerler,
İftara doğru fırınlarda bekleyenler…
Beni çocukluğuma götürün.
Arife günü yapılırdı hurmalar,
Aşure, sütlaç, yaprak sarmalar,
Bayramda şeker toplayan çocuklar…
Beni çocukluğuma götürün.
Siyah beyaz, lambalı televizyonlar,
Radyomuzda “arkası yarın”lar,
Çocuk saatinde radyoya kapananlar…
Beni çocukluğuma götürün.
Karları oyup yola tuzak kuranlar,
Evlerin ziline basıp saklananlar,
Haydi, neredesiniz haylaz çocuklar?
Beni çocukluğuma götürün.
Cüneyt’in filmlerine abone olanlar,
Film kopunca kızıp huysuzlananlar,
“Makinist, makinist!” diye bağıranlar…
Beni çocukluğuma götürün.
Kaydırakta pantolonu yırtılanlar,
Dayak korkusundan evden kaçanlar,
Mahallede teneke çalıp orkestra kuranlar…
Beni çocukluğuma götürün.
Bilmem ki şimdi nerelerdesiniz,
Nereye saklandınız, kimlerlesiniz…
Haydi gelin, yapın bana bir sürpriz—
Beni çocukluğuma götürün.
Celal Özdemir
Celal ÖzdemirKayıt Tarihi : 23.03.2026 23:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!