Bugün günlerden seher,
üstüm başım sen dolu
saatlerin ertesindeyim.
Gidişinle kararmış dünyamda
gözlerim
sokak lambalarına takılı kaldı.
Öyle böyle değildi;
avazım çıktığı kadar koştum.
Koşarken
biraz güldüm,
biraz ağladım,
biraz kendi kendime söylendim.
“Bu ben değilim,” dedim.
Çıkmaz sokağın kapılarını araladım.
Demlenmiş hüzünlerimi
avuç içlerimde
sokağın tam orta yerine serdim.
Sözüm ona
seni bir daha anmayacaktım.
Bahçe kapısına vardığımda anladım:
boş bir saltanatın
palyaçosuydum.
Kapıyı araladım.
Odadan bana doğru gelen sesler vardı.
Çırılçıplak duygularım
odanın ortasında
sekip duruyordu.
Fondaysa
hiç ayrılmadık sandığımız o şarkı
çalıyor hâlâ.
Bedenim,
hayallerimle birlik olmuş,
duvara asılı bir ipteydi.
Haydi miskin beyim,
İçimde
dünden kalmış,
bayatlanmış
hüzünlerim vardı.
Diyorum ki:
bende kaldı suçu,
günahı.
Bende kaldı
o boşluğa bakış.
Bende kaldı.
Biraz durdum.
Biliyor musun,
daha geçenlerde
içindeki çocuğun bastonunu kırdım.
Bende kaldı
dizlerindeki dermansızlık.
Ve biliyor musun—
bugün
içimdeki çocuğun
selası dokundu.
Kıyama durmak
sana kaldı.
Kayıt Tarihi : 17.1.2026 12:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!