Kendime yenilirim, suçlusun gözlerim.
Suçlusun, dilim.
Gördün mü karşıda derin bir kuyu,
Bir lağım, bir it pisliği?
Görme, sus, bırak düşsünler;
Bırak yüzsünler.
Kaç kere söylendi sana, dilim?
Bilmez misin, cahilde yoktur ilim?
Ne derlerse desinler, sus.
Cehlin çirkefine bulaşma.
Eşek pisliğini mi sevmişler?
Bırak yesinler, dalaşma.
Suçlusun, dilim; suçlusun.
Bedhuylusun.
Ben hatalıyım, kazıklara doymam.
Ne bir, ne iki, ne üç bilirim;
Aynı zehri, aynı bardaktan içerim.
Yanarsa volkan külleri ciğerimde,
Su değil, benzin dökerim.
Yoktur beynimin çipi.
Balık güler görünce hâlime:
“Der ki: Sendeki hafıza yok,
Ne bende ne de âlemde.
Mâlik değil misin aklına, fikrine, cismine?”
Hatalıyım; dost der, yaralı bağrıma basarım.
Emerim dertlerini, sünger olurum.
Sonra bir bakarım ki ardıma:
Bin pişmanlık, bir ah, bir ah ve yine bir ah...
Bin kere söylesen de kulağıma, nafile;
Çıkmaz sanma, boş yere yorulma.
Sağır gibi duymam, maskelere kanarım;
Sorarsan derdimi, pişmanlıklarıma yanarım.
Alışmışım bir kere kanmaya,
Sahte maskelere inanmaya.
Hata bende, döner döner dururum
Aynı noktada; Virgüle bağlanamam.
Bir çıra yeter; sıçrarım kozalaklar gibi.
Şeytan kaçar görünce öfkemi.
Yakarım, yanarken bedenim;
Acıtmaz, lavlar şerbet gibi, içerim.
Ben maziden ders almam.
Ben virgüle bağlanamam.
Kayıt Tarihi : 5.06.2015 00:55:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!