Savaşın., havasını fazlasıyla bulup en dayanılmaz sarhoşluğa bulaştığı gecelerden birinde ., sırtında 'düşman' marka üniforması ile birdenbire karşıma çıktı...
Yaşı benim kadar ya var-ya yoktu ...
Elimdeki silahın gösterişine ve onun da görünüşte silahsız olduğuna güvenerek., parmağım tetikte., namluyu göğsüne dayadım...
Korkmuş., terlemeye başlamıştı ., ayakları titriyordu...
Dillerimiz farklıydı ama silahımın namlusu göğsüne dayalıyken sorduğum her soruyu ve verdiği cevapları simultane bir ses sanki anında kulaklarımıza fısıldıyordu...
. .
Bir savaş kaçağıymış...Zimmetli silahlarını ve bütün gereçlerini de bırakıp birliğinden firar etmiş...,
Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




İnsan en çok kendine düşman,kendine yabancı…
İnsanın en çok kendine kastı…
İçimizde aslında hep…
Tanımadığımız bir muhacir,mülteci…
Ben dediğimiz varlık
Hayatın eteğinde âciz bir tufeyli…
Ve en zor ânı hayatın
Kendimize rastladığımız ânı…
Üstadım,tebriklerimle…
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta