Sevdiğim, cennet yüzlüm, kadınım;
İki kelimeyi bir araya getirecek gücü kendimde her bulduğumda “aşk” damlar kalemimden
Gözlerim bakışlarına esir olmuşçasına boşluğa sabitlenirken, akıl melekelerim yerlerini duyguların tahakkümüne bırakıp benden firar eder her gece
O yüzden, yazdıklarımda “akıl mantık kırıntıları” aramak yerine, “gem-i azıya almış bir yüreğin” nasıl coşkun ırmaklar misali şelalelerden aşağılara doğru döküldüğünü tahayyül et olur mu?
…
Sen aslında şu bomboş odamın içindesin, hatta yanı başımda, hani neredeyse uzanıp saçlarını okşayabileceğim kadar yakınsın sanki
Sanki kolumu dolayıp boynuna sarılmakta, bağrıma bastırıp kucaklamaktayım doyasıya, öylesi yakın, öylesi içimde
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını