Hani sana demiştim ya,
Beni yokluğunla savaştırma; kaybederim.
Ben bu savaşı, en çok da kendimi kaybettim.
Bazı geceler “unuttum” dedim,
“Artık o yok.”
Ama seni hep kapı eşiğinde gördüm.
Gidemedim, gönderemedim.
Sevdim.
Kavuşmasak da olur,
yeter ki gözleri gözlerimde olsun dedim.
Uzaktan izledim;
kırmadan, dökmeden, dağıtmadan.
Hep bildim, gömersem dirilmezdin.
Gömemedim.
Dün bana aşk ile dönen dilinin
başkalarına da aşk ile döndüğünü görünce anladım.
Şimdi özürlerin,
“Affet” diye yalvarmaların,
“Senin için ölürüm kadın” deyişlerin
sadece timsahın, yavrusunu yutarken
midesini genişletmesi gibi.
Ben dün gece gömdüm seni maziye.
Bazı insanlar mazide kalmaya layıktır.
Sen dün gece bittin bende,
ben de bittim senle.
Şimdi al
kahpe bedenini,
yalan dilini
ve kerhane yüreğini.
Çok yalancı görmüş yüreğim,
bir yalanı daha kaldıramaz.
İzmir yaksın yalancı dilini,
İstanbul kessin nefesini.
Git benden.
Ve unutma:
Orospuluk cinsiyet değil,
şahsiyet meselesidir.
Al, dün gece tüküre tüküre
boğduğum resmini.
Çık yüreğimden.
Bekâreti bozuldu sevdamın.
Bekâreti bozuldu.
09.01.2026 09:43
Kayıt Tarihi : 9.1.2026 09:47:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!