Şimdi o ateş, tuzla buz ediyor içimizi
Yıldızlar kaçıyor nehir taşkını gözlerimize
Bir ağaç serpilip boy veriyor
Suya erişip kendi köklerinden
Kendi küllerinden diriliyor
Bir dünya yok oluyor,
Yok oluyor bir anda bir dünya
Binlerce çocuk kayboluyor, binlerce çocuk
Nerede kayboldu çocuklar bilmem
Nerede bulunuyor çocuklar
Kimin içine sığınıyor sessizce dünya
ve bütün gürültüler
Gök gürültüsüne karışıyor
Bütün savaşlar barışa tebdil oluyor
Bütün sesler giriyor içimizin sessizliğine
Şimdi hece hece çoğalıyoruz
ve hece hece büyüyoruz
Karışıyoruz gök gürültüsüne
Kapılıyoruz gök büyüsüne
Kulaklarımızı delerken sessizlik içimize giriyor
Kaybolmuş dünyanın iniltilisi
Bütün varlıklar, sonra bütün varlıklar
Toplamıydı hiçliğin, hiçliğin toplamıydı
Ben bir dağın rüzgârıydım, bir dağın rüzgârı
Bir rüzgârın hızıyla karıştım bir uğultuya
Bir damla gözyaşıydı ölüm içimde
Ölüm içimde bir damla gözyaşıydı
Acı ve keder hep anamın aşıydı
Ben bir rüzgârın hızıydım
Yıldızlar ki gecenin sırma saçlı kızıydı
Ağlayarak doğmuş ve ağlayarak yaşamış
Bütün durakları yıkarak yürüdüm yolda
Bütün taşları toplayarak sapanıma
Bütün alyuvarları doldurarak kanıma
Uçurumdan düşerken tutundum bir çalıya
Bir ölüm beklerken beni
Bir hayat tuttu beni sessizce
Tuttu beni yavaşça bir hayat
Bu neyin uğultusudur
Bu acı nedir saçımın teli kadar heyhat.
İsmail Okutan
Kayıt Tarihi : 8.2.2021 23:27:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!