Ben Anadoluyum Destanı Şiiri - Ömer Çağlın

Ömer Çağlın
588

ŞİİR


9

TAKİPÇİ

Ben Anadoluyum Destanı

BEN ANADOLUYUM (DESTAN)

Şafakla uyanır dağlarım taşım
Ben Anadoluyum çağlarım taşım
Güneşle yoğrulur ekmeğim aşım
Ben Anadoluyum çağlarım taşım

Bir yanımda umut, bir yanım dua
Toprağımda kardeş, gönlümde sefa
Yedi ırmak akar bağrımda sıra
Her damla can verir bu aziz yurda

Aras’la çağlarım, Fırat’la coşar
Dicle serinliğim yüreğim taşar
Sakarya hilâl gibi akar, yaşar
Seyhan Ceyhan ile bereket taşar

Kızılırmak yıkar kızgın bağrımı
Yeşilırmak sarar dertli çağrımı
Irmaklar yazarda tarih ağrımı
Toprak dile gelir duyar sırrımı

Karadeniz’imde hırçın dalga var
Horonla titreyen dağımda yel var
Kemençem, tulumum içimde kor var
Çayımda, fındıkta alın terim var

Ege’de efeyim merttir duruşum
Zeytinim, incirim güneşli düşüm
Zeybekle dağlara yazılır ismim
Efes taşlarında yankıdır sesim

Marmara köprüdür çağdan çağıma
İki kıta sığar benim bağıma
İstanbul’um bakar iki yakama
Boğazımdan tarih akar yarına

Çanakkale yazdım geçilmez destan
Kefensiz yattığım vatandır vatan
Her karış toprağım şehit dolu can
Tarihe kazınmış ebedi nişan

İç Anadolu sabırın yurdudur
Bağlama telinde aşkın halidir
Bozkırım direncin öz misalidir
Her susuş içinde bir ahvalidir

Kapadokya düşle taş olur gece
Peribacasıyla sır iner göğe
Ankara başkentim umut her hece
Devletim dimdiktir her daim yüce

Doğu’da sert eser dağların yeli
Ağrı zirvesinde dinmez bu yeli
Kars’tan Van’a eser yiğidin seli
Halayla coşar hep kardeşlik eli

Güneydoğu güneş yakar bağrımı
Urfa’da peygamber sarar çağrımı
Mardin taşlarında duyarım sırrı
Göbekli taşlarda yazar sırrımı

Ben Türk’üm, Kürt’üm, Laz’ım tek bir canım
Çerkez’im, Zaza’yım tek bir fermanım
Ayrılık bilmeyen kutlu dermanım
Bir vücut olmuşum yanan ormanım

Bir ana olurum şefkatle sarar
Bir baba olurum alın teri var
Bir yetim gözünde yaş olup akar
Bir asker yüreğim dua ile var

Ne yokluk yıldırdı ne zulüm yıktı
Nice fırtınalar geldi de bitti
Bu millet diz çökmez, imanla çıktı
Küllerden doğarak tarihe aktı

Mazlumun yanında dimdik dururum
Zalime karşı set olur korurum
Yıkılsam da yeniden var olurum
Her çağda yeniden tarih yazarım

Kur’an nuruyla ben aydındır yolum
Hakikat içinde yürüyen kolum
“Yurtta sulh” diyerek yükselir yolum
İnsanlık içinde tertemiz yolum

Ey insan! kendine dön beni anla
Aynı kandan akar damarım kanla
Beni bölmek mümkün değildir asla
Ben birim, diriyim sonsuz imanla

Son sözüm destandır bitmeyen diyar
Her damlam içinde bin umut saklar
Toprağımda ecdat, göğsümde bahar
Mahrumi der: Anadolu’mda ben var!

...................................................

Anadoluyum güneş doğar içim
Dağım taşım türkülerle konuşur
Yedi yavrum dört yanda akar ırmak
Toprağımda kardeşlik olur her dem

Aras Dicle Fırat akar yurdumda
Seyhan Ceyhan bereket taşır bana
Kızılırmak kızıl bağrımı yıkar
Sakarya hilal olur akar durmaz

Karadeniz dalga dalga köpürür
Horon ile dağlarım titrer gece
Kemençemle yüreğim yanar durur
Çay bahçemde umutlar yeşerir hep

Ege’de efe olur yüreklerim
Zeytin incir bereket saçar her yan
Zeybek oynar dağlarda mert rüzgar da
Efes’ten tarih konuşur taşlarda

Marmara köprü kurar iki kıta
İstanbul iki dünya arasında
Çanakkale geçilmez destan yazar
Boğazımda tarih akar sessizce

Anadolu bozkır sabırla büyür
Bağlamamda yanık türkü yükselir
Kapadokya bacası düş kurar da
Ankara’da başkent umut taşır hep

Doğu Anadolu dağlar sert bakar
Halaylarla kardeşlik çoğalır hep
Ağrı Dağı zirvesinde rüzgar var
Van Gölünde inci gibi umutlar

Güneydoğu güneş yakar yürek hep
Fıstık karpuz bereket olur toprak
Göbekli taşlar konuşur zamanla
Mardin taşında tarih nefes alır

Ben Türk’üm Kürd’üm Laz’ım bir yüreğim
Çerkez Dadaş hepsi benim birliğim
Samsun’dan doğan umutla kalkarım
Anadolu’yum sonsuz bir vatanım

Bu toprak, her karışta şehit yatar
Duadadır yer gök yediler kırklar
Mazimde dolu hep kahramanlıklar
Mahrumi! Anadolu, canım benim.


I AM ANATOLIA (EPIC POEM)

I am Anatolia, the sun rises within me
My mountains and stones speak with songs
My seven children flow like rivers on all four sides
Brotherhood is always present in my land

The Aras, Tigris, and Euphrates flow in my homeland
The Seyhan and Ceyhan bring abundance to me
The Kızılırmak washes my red heart
The Sakarya flows like a crescent moon, never stopping

The Black Sea foams in waves
My mountains tremble at night with the Horon dance
My heart burns with my kemençe (a type of stringed instrument)
Hopes always sprout in my tea garden

My heart becomes a hero in the Aegean
Olives and figs scatter abundance everywhere
The Zeybek dance is performed in the mountains by the brave wind
History speaks in the stones from Ephesus

The Marmara Sea builds a bridge between two continents
Istanbul is between two worlds
The Dardanelles write an unconquerable epic
History flows silently in my throat

The Anatolian steppe grows with patience
My bağlama (a stringed instrument) is full of sorrow Folk songs rise
The chimneys of Cappadocia dream,
The capital Ankara always carries hope

The mountains of Eastern Anatolia look stern
Brotherhood grows with folk dances
There's wind on the summit of Mount Ararat
Hopes like pearls in Lake Van

The sun of Southeastern Anatolia burns the heart
Pistachios and watermelons bring abundance to the land
The stones of Göbekli speak with time
History breathes in the stones of Mardin

I am Turkish, Kurdish, Laz, one heart
Circassian, Dadaş, they are all my unity
I rise with hope born from Samsun
I am Anatolia, an endless homeland

In every inch of this land, martyrs lie
The seven and forty are in prayer, heaven and earth
My past is full of heroism

Mahrumi! Anatolia, my dear.


BEN ANADOLUYUM (DESTAN)

Bir yanımda güneş doğar, bir yanımda akşam olur
Toprağımda her mevsimde bin bir türlü yaşam olur
Bağrımda sevda büyür, gözlerimde yaşım olur
Ben Anadoluyum işte, her zerremde insan olur

Dağlarımda kar eksilmez, ovalarım yeşil çağır
Irmaklarım türkü söyler, taşım dile gelir bağır
Yedi oğlum dört yana bakar, kaderiyle çağır çağır
Birliğimde sır saklıdır, çözebilen gönlü ağır

Aras akar serhat tutar, Dicle hasret, Fırat sabır
Seyhan Ceyhan ikiz gibi, berekettir, rahmet yağır
Kızılırmak kızıl akar, Sakarya hilal gibi doğar
Bu vatanın her damlası şehit kanıyla yoğrulur

Karadeniz coşkun olur, dalgaları hırçın, deli
Horonumda titrer yürek, kemençemde dertli teli
Çayım, fındık alın teri, yeşilimin yoktur sonu
Dağ başında sisler iner, saklar nice sır dolu

Ege’de efeyim ben, zeybek oynar yiğit dizim
Zeytin, incir bereketim, dağlarımda özgür izim
Çökertme’de hüzün taşır, Harmandalı gurur söyler
Toprağımda tarih yatar, her taşım bir destan der

Akdeniz’de güneş yanar, portakalım altın gibi
Toroslarda yörük gezer, yüreği mert, dağlar gibi
Deniz, kum ve mavi düşler, sıcağımda hayat akar
Aspendos’tan yankı düşer, geçmişimle çağlar bakar

Marmara’da köprü olur, iki kıtayı bağlarım
Sanayimle güç doğurur, tarihimle çağlarım
Çanakkale geçilmezim, iman dolu siperim
Her karışta şehit yatar, ben vatanın kaderiyim

İç Anadolu bozkırında sabrım kök salar derin
Bağlamamda yanık türkü, seymenimde yiğit serin
Başkentimde umut doğar, taşım bile dile gelir
Kapadokya düşler kurar, tarih burada yeniden dirilir

Doğu’m serttir, yürek ister, dağlarımda bar olur
Halayımda birlik doğar, kardaşlıkla yar olur
Ağrı’dan Nemrut’a uzanır, vakur tarih, eski izim
Her taşımda medeniyet, her karışta alın terim

Güneydoğu güneş gibi, yakar ama besler canı
Fıstık, karpuz, petrolümle doyururum dört bir yanı
Göbeklitepe konuşur, taş dile gelir asırlık
Mardin taşta sanat işler, zaman olur tanıklık

Ben Türk’üm, Kürd’üm, Laz’ım, Çerkez’im, bir can olur
Aynı beden, aynı yürek, ayrılık bana zor olur
Kardeşliğim kök salar da düşman buna kör olur
Birliğimi bozanlara tarih elbet dar olur

Samsun’da doğan umutla ayağa kalktım yeniden
Sakarya’da şahlandım ben, İzmir’de sürdüm düşmanı ben
Çanakkale’de geçit vermem, imanımdır siperim
Ben var oldukça bu vatan, sonsuza dek diriyim

Nasır tutmuş ellerimde binlerce yıllık emek var
Tandır başı ana duası, alın teri, helal var
Aç kalırım, susuz kalmam; şükür ile doyar gönül
Toprağımda umut yeşerir, her kıştan sonra bahar var

Ben anayım, ben babayım, ben evlat, ben yoldaşım
Gözyaşında sabır olur, kahkahada sırdaşım
Mazlumların sesi benim, darda kalan nefesiyim
Yeryüzünde adım insan, gönüllerde kardeşim

Ey gönül! bölme beni, ben tek beden, tek canım
Her rengimle ben bütünüm, ben ezelden vatanım
Düşse de gölgem üstüme, sönmez içimdeki yanım
Küllerimden doğar yine, ben tükenmez bir anım

Son sözümde derim ki ben, çağlar aşan bir yemin
Sevdam Hak’tır, yolum hakikat, yurdum cennet vatanım
Sazım sözüm bir nefes, yüreğimde imanım
Mahrumî der: Ben Anadoluyum, yazılmamış destanım

Ömer Çağlın
Kayıt Tarihi : 13.04.2026 10:54:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir