Sakarya’nın köhne loş ışıklı meyhanelerinde,
Çektikleri aşkın ızdıraplarını, gönül yaralarını,
Anlatırdı arkadaşlar, yavaş yavaş demlenirken,
Gülüp geçer, anlayamazdım hiç.
Çünkü hiç aşk acısı tatmamış, yaşamamıştım,
Bu yaşıma gelene kadar BEN.
Tanımamıştım hayatın bu taraftaki acı gerçeklerini,
Ta ki sen karşıma çıkana kadar,
Peş peşe yaktığım sigaranın ateşi gibi,
O an hak verdim onlara, için için yanarken BEN.
Düşünüyordum, kör gibi bakmışım dünyaya boş boş ben,
Oysa aşıkken, efkarlanıp azıcıkta içmişken,
İnsan ne kadar da oluyordu hoş,
Kendi dünyasında dertleriyle, garip bir sarhoşken BEN.
İçki masasının o gülen insanı gitmişti artık,
Dertleriyle herkesi hüzünlendiren, güldüren,
Bazen de bıktırıp illallah çektiren,
Onlardan biri olmuştum, aşkzede tatlı bir sarhoş, yani BEN.
Şener Özdemir
10 şubat 2001
Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da
Uzun bir hastalık gibi
Aralıksız dinlediğim alaturka bir fasıl gibi
Gökyüzüne bakmayı, dostlara mektup yazmayı




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta