BEKLEYENİN İZZETİ
Bir umut ve özveriyle,
Pembe pembe narin çiçeklerimi,
Bekledim ey yar!
Açtım,
Ve seni bekledim…
Göstermedin hiç yüzünü,
Kara kara bulutlar ardına gözlerimi,
Bekledim ey yar!
Diktim,
Ve seni bekledim…
Ta ki bir gün, dolu olup yağdın.
Senden bir haber diye kollarımı,
Bekledim ey yar!
Biçtim,
Ve seni bekledim…
Talan değil, beyaz bir yalan vurdu.
Her biri bir âh olup delmişken sinemi,
Bekledim ey yar!
Yaktım,
Ve seni bekledim…
Ve bir gün vakti geldiğinde,
O kara bulutlar dağılıp çekildiğinde,
Biliyorum çıkacaksın gün yüzüne.
Bulduğunu zannedeceksin beni aynı yerimde.
Bekleyişimin “sence” o derin zilletinde...
Cemre-i aşkına aldandığım doğru!
Belki kalmış olabilirim;
Baharımda çiçeksiz,
Yazımda meyvesiz,
Tek başıma, hüznüm ve kederimle…
Ama anladım, ey yar!
Anladım.
Nev-baharda tek suçum;
Zamansız çiçek açtığımda değil,
Seni beklemeyi bilmeyişimde…
İşte şimdi buradayım!
Tüm izzetimle...
Yeniden çiçeğe durmam için o kibirli yüzünü,
Bekle “bahar-ı sâni”de, ey yar!
Aç ve beni bekle…
-TOKADÎ-
24/03/2026
ANKARA
Kayıt Tarihi : 24.03.2026 16:18:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bir bahar mevsiminde. Az bir güneş aldıktan sonra pembe çiçekler açmış bir kiraz ağacının, günlerce güneşe hasret, yağmurlu ve bulutlu günlerin ve uzun bekleyişlerinin ardından, bugün doluya tutulmuş halini görünce ruhumda hissettirdiklerini kaleme almak istedim. Şiir, her insanın bir beklediği ve bekleyeni olduğundan yola çıkıyor. Ve BEKLENEN olmanın kimi zaman "o erişilmez olma kibrine" kapıldığına dikkat çekerek, bunun farkında olmayan BEKLEYEN'in saf ve özverili tutkusunun onu düşürdüğü zillet halinden kurtulmasına dikkat çekiyor. Tabi bu kurtuluş, bir anlamda bir varoluş, bir uyanış sancısının sonunda mümkün olabiliyor. Her insan hayatında kimi zaman böyle sancılı süreçler yaşamıyor mu? Bazen bazı insanlara hak ettiğinden fazla değer verdiğiniz olur, bu aşırı bir özveri, fedakarlık ile tezahür eder ve sizden çok şey götürür kimi zaman. Tıpkı güneşe aldanıp bekleyen ve doluya tutulup yaprakları dökülen o bahçemizdeki kiraz ağacı gibi. Aslında kiraz ağacı burada güçlü bir metafor üzerine oturmuş oluyor. İşte en büyük uyanışlarımızdan biri de, kimilerini beklerken kaybettiğimizi sandıkları o izzetimizi, tekrar üzerimize takıp, her şeye rağmen “izzetli bir bekleyen olma rolünü kazandığımız zaman” vuku buluyor. Özetle beklerken, beklenen de olabilme gücüne erişebilmenin hikayesini anlatıyor bu şiir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!