Edebiyat kucak açan annem'dir
ben emekleyen küçük bir bebeyim.
Nadide nüans kitap memelerinden
besleneceğim
ve erezyondan yüreklere
Ölüm kurşun geçirmez mintan
Şiir okudukça
söndü kızancık sivilcelerim.
Pıtraktan elvan çiçeklerine terfi ettim.
Okudum Şükrü Erbaş,
Herkeşlerin içine kaçmış cin’sellik
Yetiş yardıma ya Abdülmelik.
Abeci uçkuruna düşkün
Heç yoktur bana eşkin
Karunsun, hasırım bana kasr
Ah geceye hayıflıyım,
Gündüze sövmeliyim.
Ah, vişne zamanıdır.
Bak, kopartı prangasını küheylan.
Şiirlerim gözlerinde oyalan.
Umut eylülleri toplamış, koymuş küfesine.
Eylüller tüm aylardan şamar yemiştir, hırpalanmıştır Eylül.
Mesudedir diğer aylar,
dutlarını yemiş bülbülün.
Ondandır bu sükût, bu sedasızlık;
Zamanın dümenini kırsam maziye,
Bir daha dönersem ikbale, olsun benim taziye.
Arkeoloji materyaldir duygular;
Kazmaya değmez, okuyalım sagular…
Göz doktoruna gittim
Şikayetçilerin tümü görgüsüzdü.
Kerkenezler vardı; kadınların iffetini
Kem gözlerle dikizleyen.
Gözleri pek olanlarda,
Dikizleyenin ana avradını sokmalı kamuya açık sütyen vitrinine.
Meskûn mahallerde çocukluğum intifada
Bak, muttali düşlerimiz ravzada
Ümitlerimiz karaborsada
İçelim avutacaksak, hazmedeceksek bir soda
Müsterih ol, öcümüz altın kozada
Türkü çığırıyor hanımeli bahçede Ümmü Aba
Kim bilir gözleri ne derdi
Sözcüklerim gözlerine değince eridi
Muallim anlatır dersi
Benim kulaklarım dinler onun sessini
Narsist iktidarlığın zamanına denk geldi, genç liberal delikanlı.
Sırtında koca bir çanta zamanın yükünü taşıyordu.
Haklılığımızın bize dahi bir faydası dokunmamıştır,
Söylenecek sözlerin olmaması da bazen manalıdır
Sıkıcı bir hayatın tekrardan ibaret teşkil eden bir girdabın içinde can çekişmekteyiz hep beraber, hep birlikte, hep aynı şekilde.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!