Dün güzel bir kadın geçti
Kabrimin yakınından
Doya doya seyrettim
Gün hazinesi bacaklarını
Gecemi altüst eden
Söylesem inanmazsınız
Haydi unutalım desem bu anıları
Biraz zaman, rüzgar ve toprak gerek
Gel yeniden yaşayalım desem bu anıları
Kalpte kalan izlere bir umut gerek
Kalbim yine üzgün, seni andım da derinden,
Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden.
Yakışmıyor cepheyi terk edişin,
Mert dayanır, namert kaçar sevdiğim.
Fazla sürmez hatanı fark edişin,
Hüzün eken, hüsran biçer sevdiğim.
Eğer bana evet dersen baştan aşağı mutluluk olurum.
Bırakırım şairliği, şairlik zaten mutsuz adam işi.
Senden âlâ şiir mi var? Senin yüzünden âlâ!”
Susuz, soğuk dudaklardan döküldü birkaç hece.
Bak, gökyüzü berrak, yağmur var ve ıslandım.
Her dervişin dimağında yer eden bir bilmece.
Yıl 57, yer Nedim divanında bir gece.
Huzurlu bir ses yükseliyor Sıla-i Rahim’den.
Seyislik mi yaptık topal kirata?
Oklar mı taşıdık Kara Murat’a
Kimdedir döneklik kimdedir hata?
Biz aynı yerdeyiz… Siz neredesiniz?
Karanlık zamanlarda,
şarkı da söylenecek mi?
Elbette, şarkı da söylenecek,
karanlık zamanları anlatan."
-Karanlık dönemlerde peki,
Savrulsak da yollarda ayrı ayrı
İçimde hâlâ sana dönen bir yön gerek
Sussak bile konuşur gözlerin bana
Bir bakışınla can bulan bir gönül gerek
Tüm kalabalıklar içersinde en güzel sensin,
Tüm sesler içerisinde en güzel senin sesin,
Ya büyülü bir şey var sende,
Ya da ben seni sevmeyi fazla kaçırdım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!