Sessizce çekilen bir set gibidir içimdeki sabır, Bir kez aşılırsa, geri dönmez o vakur nehir. Her yaranın bir izi, her ahın bir tartısı var, Kırılan her umut, kendi ağır yükünü taşır.
Zamanı geri sarmaya yetmez hiçbir pişmanlık, Adalet, ruhun derininde bekleyen bir karanlık. Verilen her söz bir borçtur, tutulmayan her el bir veda, Yaşatılan acının yankısı, ömre yayılan bir yalnızlık.
Bana acı yaşatırsan bedelini ödersin, Girdiğin o çıkmaz sokakta izini kaybedersin. Ektiğin fırtınanın ortasında kalır da nefesin, Kendi yarattığın sessizliğin içinde tükenirsin.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta