İnsanları bazen yağmurdan sonra çukurlara dolan su birikintilerine benzetiyorum.
Sessiz sakin dururlar oldukları yerde, kimse farkında değildir.
Bir araba gelip onu üzerinize sıçratana kadar, suyun ıslaklığından bile haberiniz olmaz belkide.
İşte bazı insanlar tam anlamıyla böyle.
Çıt çıkarmadan beklerler oldukları yerde, biri gelip onları etrafa savursun, bulunduğu delikten çıkartsın diye.
Ama kimin üzerine gelecekleri belli olmaz. Belki üzerine savrulduğu kişi küfür edecek, belki gülüp geçecek, belkide onu yanına alıp yoluna devam edecek.
Hayat böyle bir çelişkideyken insanların kuytularından çıkmamalarına şaşırmamak gerek.
Aslında ürkmeli herkes etrafından, hatta kendisinden.
Kulaklar bu kadar küfür duyarken, dudaklar bu kadar yalan söylerken, gözler bu kadar pislik görürken hiç bir anlamı yok o güzelliğinin.
Nasıl bazen bir rüzgar yeterse saçlarının dağılmasına, bazende bir insan yeter hayatının dağılmasına..
Toparlanamazsın, bedenin uyuşur.
Koca bir şırınga uyuşturucuyu beynine boşaltmışlar gibi hissedersin.
Birileri onu ele geçirmiştir, sürekli konuşur dururlar içinde.
Ve eğer yalnızsan cevap vermeler başlar, konuşursun kendi kendine.
Ama asla delirmezsin, yani demek istediğim bir insan asla delirmez.
O insan sadece yalnızdır, sadece yalnız..
Yalnızlığa aşık olur, yalnızlıkla sevişir, yalnızlığın acılarını tutarken ölür.
Ve sonra bir gün onu yalnız bırakan adamı görür..
Gülümser ona, belki konuşur ama asla geri dönmez.
Çünkü bir kadın yalnızlığını asla onu oraya atan adam için aldatmaz.
Peki ne yapalım biz şimdi?
Ölelim mi?
Bir adamın yatağına mı girelim?
İçinde sadece onu bırakıp İstanbulu mu yakalım?
Hayır.. Oturup sadece bir sigara daha yakalım..
Sonra bırakalım şehrin güzelliğini bir kenara.
İçinde dönen pislikleri görelim, her gün başka bir sokakta ölen insanları görelim..
Hiç bir ışık aydınlatmaz gerçek karanlığı ve hiç bir güzellik örtemez asıl kötülüğün üstünü..
Tüm gerçekliğiyle bakalım etrafa, kendi kendini yeniden yaratan değil Tanrının olduğu gibi yarattığı insanları görelim.
Eğer Tanrı diye bir şey yoksa, oturup şeytanın şerefine bir bira daha içelim..
Kayıt Tarihi : 9.1.2012 03:22:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (1)