Gökyüzünden yeryüzüne yıldız yağdı
Onun hasreti, sanki içimde bir dağdı
Bak, her yer beyaz kristalle kaplandı
Ay’la/Güneş, üç gün bizden saklandı
Ne gökte kuş, ne de yerde karınca vardı
Doğuya bakar yönü
Mavi gerdandır önü
Aleme yayılmış ünü
Onadır çoğun gönlü
Konak olmuş onca sultanı
Ben senin öykünü ta beşikteyken duymuştum
Ben senin tarihini, ta okuldayken okumuştum
Dillere destan güzelliğine o gün vurulmuştum
Sana kavuşmak için ta o gün plan kurmuştum
Uğrunda nice şehit olanlar gibi ben de ölürüm
(Yirmi Sekiz Şubat)
Yirmi sekiz şubat denince; iki hadise gelir akla berbat
Her ikisi de belleklerimizde kayıtlıdır berbat mı berbat
Biricisi siyası tarihteki, unutulmayan yirmi sekiz şubat
İkincisi edebiyat tarihinde iz bırakan yirmi sekiz şubat
Bahardan kalma bir gün vardı
Güneş, gurub etmek üzereydi
Güneş akisleri dans etmekteydi
Bineceği gemi kakmak üzereydi
Seyahati, Kadıköy-Eminönü arası
Şairlikte kabak tadı verdiğimin farkındayım
Çünkü, her taşın altından ben çıkmaktayım
Ne edeyim, alışmışım bir kere şiir yazmaya
Nedense, bırakamıyorum aşk şiiri yazmaya
Kiminin yarasına tuz, kimininse buz olmaktayım
Şairlikle öğrendim cahilliğimin derecesini
Ne olur cahilliğimden dolayı affedin beni
25.02.2005-02:25
Az zamanda, çok şiirler yazdım her biri mani gibi
Dün bir dosta rastladım, sanki kırk yıllık kâni gibi
Ben de onu seviyorum; Ferhat ve Mecnun misali
İnşaallah o da vefasız çıkmaz eski dostlarım gibi
26.06.2001-17:45
Gerilir toprak, dökülür sarı yaprak
Geliyor yağmur yüklü bulutlar bak
Yine boşalır, yeryüzündeki yuvalar
Sessizliğe bürünür, arzdaki obalar
Geldi mi kış ayları, hava tez kararır
Bakın gidenler hep yan yana yatıyorlar
Benim gibi insanlarsa ibretle bakıyorlar
Dost düşman aynı toprağa paylaşıyorlar
Neden insanlar dünyayı paylaşamıyorlar
Kimse kimseye gözünde kaşın var demiyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!