Sevdalım bilmez nedir hile
O, aşk çilesi çeker bile bile
Gönlünü kaptırmış bir güle
O toprak olur, bu sevda ile
Gözünü kestirdi edalı birisine
Sema, gümüşten yapılmış, yuvarlak bir tepsi
Sevdiğim kristaller itinayla yerleştirilmiş hepsi
Gündüzleri, güneş gökkubbemizde avize sanki
Geceleri ay avize, yıldızlar da spot lamba sanki
Evren desenli mi desenli sanki altından bir tepsi
Sözünün eri olanın eli/ayağı olurum
Öyle birisini bulsam veli/deli olurum
22.09.2003-09.22
Aylardan mayıs, günlerden Salı
Görmeliydin, bu şairin tuaflığını
Yoktu garibin, hiç mi hiç mecali
Görenler de hayırdır der gibiydi
Sema masum çocuk yüzü gibi nurlu
Başta sabi bir çocuk gibi sevildim
Daha sonra her nedense yerildim
Bubi tuzaklarıyla da yere serildim
Tuzak kuranları görünce delirdim
Baştan bir dost gibi sineye basıldım
Sustum suç oldu, konuştum suç oldu
Yazdım suç oldu, yazmadım suç oldu
Sevdim suç oldu, sevmedim suç oldu
Hep iyi niyetle yaptıklarım suç oldu
Çok çalıştım suç oldu, az çalıştım suç oldu
Şiirlerimdeki öyküler yaşantımı anlatır
Şiirlerimdeki sitemler çilelerimi yansıtır
Şiirlerimdeki hatalar zaaflarımı gösterir
Şiirlerimdeki gizemler sırlarımı ele verir
Şiirlerimin hecelerini bir bir belleğimde süzdüm
Hey ahbap, kes şuradan bir bilet
Bitsin gayri şu ayrılık denen illet
Çekilmiyor artık gurbet elde zillet
Sılamda dört gözle bekliyor millet
B. Tunca/05.05.2004-05.05
Bugün, on dört şubat sevgililer günü
Kiminin bayram, kiminin hüzün günü
Bayramı olanlar, kutlasınlar bu günü
Olmayanlar da teselli saysınlar dünü
On dört şubat, hatırlatıyor dünü bugünü
V oluşturan Allı Turnalar, güneye göçüyorlar
Tek sıra olan karıncalar, yuvasına çekiliyorlar
Yayla ve yazlıktakiler, kışlıklarına taşınıyorlar
Kış hazırlığı yapmayanlar da ah vah ediyorlar
Kuşlar veda şarkıları söyleyerek güneye gidiyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!