Ezelden giyilen nazlı bir hilal,
Seçersin aşığın, yıldızın Bilal,
Kâbe’nin içinde varılan bu hâl,
Tarifsiz şüheda, konmayan helâl.
Toprağa sinmiştir, kan mı ararsın?
Uğruna verilen can mı sorarsın?
Dünyanı yırtacak an mı yorarsın?
Vuslatın doğarken Hakk’a koşarsın…
Ey şehit, ey âşık, ey şanlı hüzzam,
Ruhunda yankıdan kutlu bir kelam,
Seçilmiş bedenin, çağrın intizam,
Seninle sürer; bu dava, bu nizam.
Asırlar zamana bastığın yerde,
Sana yok esaret, dalgalan gökte,
İncinmez bülbülün, yangının tende,
Alnında hilalin, yıldızın bende.
Secdede alınlar öperken seni,
Bu dava sürer hep, çağırır beni,
Terk eder karanlık afakım yeni,
Ay yıldız el ele, tek vatan geni.
Mehmet’in kanını giyinen sancak,
Ezelden ebede sarsılmaz ancak,
Sen şehit oğlusun, unutma dayan,
Bırakma vatanı — sahip çık, uyan!
Kayıt Tarihi : 4.3.2026 08:56:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!