Dibekte dövülür buğday tanesi,
Gurutu eziyor evin ninesi.
Tandırdan geliyor kaynama sesi,
Çömlekte pişiyor kor sabah aşı.
Evin kızı sofraya tabağı dizer,
Duman olup da rüzgarda savrulma,ışık olup ateşte yan ki sana ait küllerin olsun..
Mürekkep harcıdır heceler tuğla,
Kağıda saraylar dikiyor usta.
Kelimeler ibretlik cümleler kıssa,
Zihinlere şiir kazıyor usta.
İçinde yaşıyor derdi kederi,
Göz yaşım sel oldu, gönül küsmüyor,
Yaram derindedir derman kesmiyor.
Verdiğin kederdir derdim besliyor,
Anlattım sazıma saklayamadım.
Telimde notamsın dilimde hece,
Bakışın yürekte derin,
Bıraktı bende izlerin.
Uğraştım dolmuyor yerin,
Senin o kara gözlerin.
Göklerde süzülen sona,
Atacağım sırtımdan fazla yükleri,
Kendini beğenmiş cahil tipleri.
Dünyamda olamaz bunların yeri,
Su tutmaz deliktir küpü bunların.
Ne hoşgörü bilir ne laftan anlar,
Nenem toxuyardI xalça xurcunu,
Dedem satıb öderdi baqqal borcunu,
Anam tendir üçün yığar çırpını
Gedib o yerleri görmeliyem men.
Kendiye koyardık unu buğdayı
Sanki karlar yağmış kapanmış yollar,
Dosta akrabaya gidemez olduk.
Bunca yaşanmışlık bunca hatıra,
Hakkında hasbıhal edemez olduk.
Topağa basmaya hasret ayaklar,
Küçücük yaşında ekin ekerdi,
Çayırda çalışıp tırmık çekerdi,
Gabarlı elleri on üçte gördü,
Vatana hizmetkâr köylü çocuğu.
Düğmesi kırılmış yırtık gömleği,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!