Bir gece Allahın yüzünü gördüm
Tüm karmaşanın arasındaki ulu sessizlikti
Tüm varlığın arasındaki kara boşluktu
Sonra planlarını işittim
Duymamam gerekeni duydum
Artık gökyüzüne bakamıyorum.
Ateşböceğim varlığın galaksileri aydınlatır
Harladın içimi dayanamadım anka kuşu oldum
Gözlerin gözlerime değdiğinde yanıp kül oluyorum
Ama tebessümün bile yetiyor beni diriltmeye
Bensiz mutlu olsan bile mutlu ol yeter benim için
Rabbim bana layık görmüş ise cehennem azabını
Zengin tatil köyünde meyvelerini yerken
Tek suçu doğmak mıydı Irak'taki çocuğun
Bir kez geldik dünyaya eğlenelim der hepsi
Bunu söyleyecek yüzün olur muydu senin
Zorla altın toplatılan çocuğun önünde
Beni sev bile demiyorum sana
Sadece nolur bikere bak bana
Varlığımdan haberin olsun diye
Ben tutuşup yanıp ölürdüm ama
O umut yeterdi aslında bana
Sevgiyle yaşamak mümkün mü bu dünyada
İçindeki o sızıyı tutamaz yanarsın
Kül olursun küllerin dokuz diyara yayılır
Yayılır bitersin kuş olur gidersin
Ama o kuş yine bir cesedi yer
Ankara kâlâsında oturan o bed iblis-i mecmur
Bırakamaz kâlâsını bırakamaz tahtını baykuş
Ne pis bir heriftir o yüzünü gören bin pişman olur
Ama anlarım seni taht hırsının derdine deva yok
materyaller ile dolu bu dünyadan
Kaçmak için yine kullanınca onu
başlıyorsun farketmeye birşeylerin
ne kadar yanlış bir yolda olduğunu
Amacımız neydi tüketmekten başka
İzin ver ışığına tanık olayım
Ağlamaktan moraran gözlerimin hatrına
Göğsümdeki odun kömürünü yumuşat ışığınla
Doldur içimi nurunla huzurunla taşayım
Dünyevi zevklerden uzaklaştır beni
Her kendim denediğimde oldum başarısız
karamsar bir sükunet içindeyim
bitmeyen bir ağırlık var üstümde
kağnıdan beter yorgun ve hantalım
kapkara kuşlar kondu yüreğime
isterdim ki sen gel kon yüreğime




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!