Batmayacak Olan Gemi'ye Davet

Ercan Dumanlı Aczi Can
34

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Batmayacak Olan Gemi'ye Davet

Şiir Kitabımız Çıkmak Üzere

" BATMAYACAK OLAN GEMİ'YE DAVET "

Mukaddime'li Toplam 40 şiirimiz şu esnada matbaa basım aşamasında çıkmak üzere İnşeellah. İsteyenler bu bağlantıdan kitabımızın içeriğini inceleyebilirler

docs.google.com/
document/d/
1G1XG0NP8vU0VOc
MzCAxfYZMsisj6eb9y/
edit?usp=
drivesdk&ouid=
1069255761
65847350184&rtpof=
true&sd=true

ÖNSÖZ
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
Bismillehirrahmenirrahim

Rahman ve Rahim olan Allah'ın c.c adıyla
Hamd,övgü,Alemlerin Rabbi,yerde ve göklerde kendisinden başka,hiçbir İlah olmayan yüce Allah'a c.c olsun,zaten hamd ve övgü O’na dır.
Öyle bir hamd olsun ki;
Kelimelerinin sayısınca,mahlukatının adedince,arşının ağırlığınca,Zat’ının büyüklüğünce ,ezelden ebede kadar hamd olsun.
O öyle Allah'tır c.c ki ; kullarına,sürekli merhamet edendir.Örneksiz ve düşünmeden yaratandır.Bir şeyi yaratmak istediğinde,önceden plan yapmaya ihtiyaç duymayan enini boyunu düşünmeyen ve yaratacağı şeyi daha önceden bir şeyden esinlenmeden OL diyerek örneksiz yaratandır. Ol dediği şey,sonsuz ilminde mevcuttur.Bizim herhangi birşey hakkında öncesinde bilgi edindiğimiz şey,O’nun ezeli ilminde mevcuttur.
Şöyle ki ; biz henüz bu yaşımızda temel yaşam aracı olan içtiğimiz su’da bile ne gibi mineraller var veya uzun süre su içmezsek ne gibi sorunlar oluru , paylaşılan deneyler sonucu ilk kez duyabiliriz. Ancak; Allah azze ve celle (teşbihen) “SU OLSUN” diye murad ederse,su ile alakalı bütün oluşumlarıyla birlikte bildiği halde su olur,yarattıktan sonra yarattığından bir şey öğrenmez.ilk Öğreten O’dur.Bir şey içinde değildir,bir şey de O’nun içinde değildir.Nasıl’dır ve nedir gibi kavramlar,yaratılmış kelime oldukları için bile O’na isnad edilemez.Yarattığı hiçbir şey O’nun Künhü’ne (özüne,en derin gerçekliğine vakıf olmaya) ermemiştir ve eremez.Zira Künhü,Kendi Zat’ıyla SIR’dır.
Zaman O’nu kapsayamaz ,mekan O’nu sınırlayamaz. Yarattıklarıyla en zahirden zahir, kâinatta yarattığı nice bilmediğimiz şey gibi en batından batın’dır.Yerde veya göklerde değil,O her an her yerdedir.Allah’ı zahir olarak tanımak veya görmek mümkün değildir.Yarattığı kainata şuan hakim ve her an yaratma içindedir yani her an yaratmaktadır.Cennet ve Cehennem şuan var olduğu halde,oraya da hakimdir.Bütün bu saydıklarımızı yaratan O olduğu halde,O’nu Cennet’te görebilmeyi iddia etmek tam anlamıyla O’nu tanımamazlıktır ,O’nu sınırlamak ve O’nu kalıplaştırmaktır.Zira O yarattığı şey içine girmekten elbette Âli yücedir.Hiç bir şey O’nu asla kapsayamaz.İsterse en yakından yakın, isterse en uzaktan uzak olandır.Bu yakınlık ve uzaklık;yön,kalıp, mesafe veyahut mekan olarak değildir.Zira bu kavramlar da yaratılmış şeylerdir ve O yarattığı her zerreden âli yücedir.Yüceliğini tarif edecek kelime yoktur.
Zira “ ALLAH'U EKBER “ sözünün tam olarak manası,“ Allah c.c “ VASFEDİLEMEYECEK “ kadar büyüktür demek olduğu gibi.
Hamd olsun o öncesi olmayan zaten var olan Allah'a.
Hamd olsun o,O’ndan sonrası diye bir sonra olmadığı halde herşey son olduğunda, herşey öldüğünde,diri olarak yine ezelde olduğu gibi tek olup,yaratmayı tekrar başlatacak olan Allah'a.

(Yaratmayı tekrar başlatmak ; Ahiret, Mahşer Mizan ve Kendi’sinin bildikleri daha nice var etme)

“Bir atom bombasını kalıp olarak sana gösterseler ve o bomba hakkında günlerce tanıtım yapsalar sana madde olarak elle tutulur gözle görülür olduğu halde anlatsalar,atom bombasını tarif etseler,atom bombasını gördüğün kadar anlarsın,ancak tanıyamazsın..!

Seni daha önce atom bombasının atıldığı bir yere götürüp,atom bombasının maddeselliğine şekline boyutuna girmeden,burayı bu hale bir atom bombası getirdi deseler.Görmüş olduğun o tahribat sana atom bombasının ne olduğuyla alakalı gerçekliği kendisini görmeye ihtiyaç duyulmayacak şekilde; verdiği yıkımla kendini sana tanıttırır.Öyleki madde olarak görmekten daha iyi tanırsın atom bombasının ne olduğunu.

İşte bizde yaratılmış bunca mahlukata ve onlara giydirilen yeteneklere bakarak ,Allah'ın azmetine ancak böyle vakıf olabilir,O’nu yarattıklarıyla müşahede edebiliriz. Hele ki ölüm bize gelip gözlerden perdeler kalkınca,bahsi geçen Ahiret,Mahşer,Cennet, Cehennem izhar olunca,o farklı yaratılışları görüp Allah'ın c.c azametine yakin derecesinde olarak vakıf oluruz .

Mana verecek olursak teşbihen;

Kainat atom bombası ise,Ahiret düştüğü yerdir.”

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ وَعَجِّلْ فَرَجَهُمْ

"Allâhumme salli alâ Muhamme’din ve âli Muhammed ve accil feracehum”

Allah'ın c.c salat ve selamı,Yaratılmışların en üstünü olan,yaratışılışı Allah'ın c.c Nur'undan ve yaratılmışların mayası olan, Allah'ın c.c ilk konuştuğu,yaratmayı ilk başlattığı O Nur’a, Kur'an'da O’nun ahlakından bahsederken “ŞÜPHESİZ SEN YÜCE BİR AHLAK ÜZERESİN”
diye hitap ettiği,bize tanıttığı,Hatemül enbiya olan , Nur-u Muhammed’e (sallallahu aleyhi ve alih ve sellem'e) ve O’nun pak ve temiz ,itreti olan Ehli-beyt'i Aleyhimusselâm'a, gönderdiği tüm Peygamberler’ine (Aleyhimusselam) ve O’nların gerçek vasi’lerine Aleyhimusselam ve halihazırda kaim İmam olan,aramızda bulunan ,zamanımızın İmam’ı , İmam Muhammed Mehdi Aleyhisselam Accelellahu Ferec’e olsun.Allah O’nun zuhurunu acil eylesin,bizlerede O’nun safında yer almayı nasib eylesin âmin.Öyle bir salat selam olsun ki;
Ahzab Suresi 56. Ayeti’nin manasının ağırlığınca, manasınca olsun.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

"Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de O’na salât edin, selam getirin.”

SADEKALLAHULAZİM

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ وَعَجِّلْ فَرَجَهُمْ

"Allâhumme salli alâ Muhamme’din ve âli Muhammed ve accil feracehum”

HAKKIMDA

اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ

"Es-selâmu aleykum ve rahmetullâhi ve berakâtuh"

Merhaba Kıymetli okuyucu,seni sözlerin en güzeli olan Allah'ın c.c selamı ile selamlıyorum.Allah’ın c.c selamı rahmeti ve bereketi üzerine olsun.Gerçekten İnsan , Allah'ın yarattığı en kıymetli şey’dir.Dikkat edelim ki;
İnsan Cennet için değil ! Cennet İnsan için yaratılmıştır.Zira Allah'ın c.c ilk yarattığı İnsan olan,Nur’u Muhammed sallallahu aleyhi ve alih ve sellem'dir.Buda demek oluyor ki; İnsan en kıymetli varlık, Ahseni takvim olan en güzel yaratılıştır.

Adım: Ercan Dumanlı

Elhâmdülillâh MÜSLÜMAN’ım ve İslam’da Ehli-Beyt âleyhimusselâm'ın yolu olan ŞİA,CAFERİ,Şİİ itikadınca amel etmekteyim.
Buluğ çağına girdiğim vakitten sonra takriben 2017 yılına kadar ehli sünnet vel cemaatin şafii mezhebinin içtihadı ve nakşibendi tarikatının sofisi olarak amel etmekteydim.

(Bu vesileyle,kendisini çokça ziyaret ettiğim sofrasında bulunduğum,ehli sünnet Alimi nakşibendi şeyhlerinden olarak bilinen,merhum İsmail Çetin Hoca efendiyi, Allah'ın rahmetiyle yad ederim.Allah ona rahmet eylesin,evlatları olan ve kendisi gibi ehli sünnet alimi nakşibendi şeyhleri olarak bilinen,büyük oğlu şeyh Muhammed Said Çetin hoca efendi ve şeyh Ahmet Mücteba Çetin hoca efendi için Allah’tan c.c haklarında sıhhat selamet vermesini diler,o zamanlar kendileriyle tanış olduğum,kimiyle irtibatımızın devam ettiği görüştüğüm arkadaşlarıma selam ederim)

Şia itikadına geçmemin sebebi,beni Ehli-Beyt âleyhimusselâm'ın yoluna davet eden ŞİA, CAFERİ,Şİİ itikadını seçmeme sebep vesile olan sevdiğim kimse ile aramızdaki geçen konuşmalara dayanır ve bu konuşmalar,önce Allah c.c sonra O ve bizim aramızda sır’dır.
Bu Eserimizin amacı neden Şia itikadına geçtiğimizle alakalı değil, Bilhassa ağırlıklı olarak, Ehli-Beyt âleyhimusselâm’ın bildiğimiz kadarıyla bir nebze faziletlerine değinip,başlarına gelen bildiğimiz kadarıyla birtakım musibetlere şiirsel bir dille yer verip bununla beraber yine gönlümüzden kopan bir takım şiirleri kitap haline getirerek vucut bulmasını sağlamaktadır.Allah cümlemizi Müslüman olarak yaşattığı gibi,Müslüman olarak öldürüp haşreylesin âmin.

Bu ön bilgiyi sizinle paylaşmamın nedeni, ehli sünnet vel cemaat itikadının değerlerinin ne olduğunu BİLDİĞİMİ , BİLMENİZDİR.
Bundan sebeptir ki bu eseri kaleme alıp tefekkürünüze sunarken,ehli sünnet vel cemaat itikadıyla amel eden kardeşlerimin, kırmızı gördüğü çizgilerin hududunu koruyarak,doğru ne ise onu söyleyip ve doğruluğunu iddia ettiğimiz sözlerden ötürü, kendi eserlerinden delil getirerek titizlikle tamamlamaya hassasiyet gösterdik.

Zira bu eseri, MÜSLÜMAN’ım diyeni tekfir’den beri tutup,İnandığı itikad neyse yine onda devam ettiği halde,İslam çatısı altında toplanmasına vesile’lerden bir vesile olması için kaleme aldık.Allah c.c bu halis niyetimize başarı versin,inayetiyle niyetimizin,nihayete amacına ulaşmasını nasib eylesin âmin.

Allah'ın c.c birliğinde bir olan,Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve alih ve sellem Efendimiz'in son Peygamber s.a.a olduğunda emrettiklerinin hak olduğunda ittifak eden, MÜSLÜMAN kimliği altındaki kimseyle barışık haldeyim ve VAHDET üzere Din kardeşim görmekteyim.İtikadi mesele kişinin kendi seçimidir.Allah c.c bizleri “ ihdinessiratel mustekim ” üzere sabit,gönüllerimizi bir eylesin.Allah’a and olsun ki bu niyette samimiyim ve böyle düşünmekteyim.
Cennetül âla biz insanlara mekan olarak yaratılmışken,bulandığımız günah kirlerimizden bizi arındırsın ve bizi affına mazhar ederek Cennet ehli olmaya layık olduğumuz halde bizi öldürsün âmin.
Zira ölüm ya bize gelmekte ya biz ona doğru gitmekteyiz.Ölüm şüphesiz hak’tır.

Manisa’nın Turgutlu ilçesi 13.01.1988 doğumluyum,aslen Iğdır’lı,ırk olarak azeri’yim.Halihazırda ,Manisa Turgutlu ilçesinde ikamet etmekte, Turgutlu İmam Huseyn a.s Camii ferdi olabilmeye gayret gösteren biriyim.
Eserimizi kaleme aldığımız an itibariyle,yaşım 38 evli ve bir kız babasıyım.
Bu eseri,02.07.2026 Perşembe günü kaleme almayı bize nasib eden Allah'a c.c sonsuz hamd ederim.Yazmış olduğumuz şiirlerimizi bir kitap haline getirmek hep istemişizdir,maksadımız bir gönle hitap etmektir ve ardımızdan bir dua almaktır.

Yazmış olduğumuz eserlerde kullandığımız mahlas ise “ aczi-can “ dır.Bu mahlası ismimizdeki heceleme sonucu derledik,Şöyleki;

er-can der adem , aczi-can'ım ben
er,değil,dert mişim, can şikayetçi hem
er,nefs yenendir, aczi-can'ım ben
can,güldürmedim, aczi-can'ım ben

aczi-can

Bu mahlastaki dörtlükte anlatmak istediğim,henüz nefsi tam anlamıyla yenemeyişim,er olma vasfına bir türlü eremeyişimin ve ruhumum yani canımın bundan ötürü huzursuz olmasından, Allah’a ,zaten bildiği halde,suçumu dil ile itiraf edişimin bir ikrarı ve vermiş olduğu sayısız nimetinin teşekkürünün edilemeyecek aczi’yeti içinde olduğum ve bir ömür de edemeyeceğimin bir nevi Allah'a karşı hep borçlu olacağımın yakarışıdır.

KİTAP HAKKINDA

Yukarıda içtihadımdan bahsettiğim üzere,bu eserde ŞİA itikadınca şiirlerimizi kaleme alıp, ehli sünnet kardeşlerimizin eserlerinden de mütevatir (doğru olduğu kesin olan,asla inkâr edilemeyen) kaynak delil getirerek, Ehli-beyt aleyhisselam'ın bir takım faziletlerine ve uğradığı birtakım zulüm ve musibetlere hiçbir zümreyi incitmeden yer vermeye çalıştık.Ancak şu var ki; Gerçeği yazıp söylediğimizden ve bunu sahih delillerle ispat ettiğimizden ötürü, doğruyu hakkı gördüğü halde bizden buğz edecek varsa, zaten o kimse ve kimselerin taassub’undan,Allah'a c.c sığınırım, Allah'ın c.c razılığı her şeyden öndedir
.Şiirlerimizde savunduğumuz iddia ettiğimiz sözler hakkında Kur’an ve sahih hadis doğrultusunda,gerek Şia ve gerekse yine ehli sünnet vel cemaat kardeşlerimizin kaynaklarından delil getirebiliriz,bu bağlamda yaşadığımız sürece şiirlerimizin herhangi bir mısrasından ötürü veremeyeceğimiz cevap yoktur Elhâmdülillâh, zira delil ile yazdığımızı ispat etmek boynumuzun borcudur. Her türlü sosyal medyadan aczi-can olarak aratıp bize ulaşabirsiniz.

Kıymetli okuyucu,bu eserin en başlıca amacı;ehli sünnet kardeşlerimizden olan bir takım kişilerin ŞİA,CAFERİ,Şİİ olan,biz MÜSLÜMAN’ları birtakım meselelerden ötürü tekfir etmesinin önüne geçmek, bahsettikleri meseleleri bilmeyen Müslüman kardeşlerimizin,ŞİA itikadıyla amel eden EHLİ-BEYT ÂLEYHİMUSSELÂM'IN takipçileri olan biz Müslüman toplumu hakkında buğz etmesini,” onlar Müslüman değil “ gibi düşünülmesini,bahsettikleri meselelerin aslında kendi sahih gördükleri eserlerde,MÜTEVATİR (gerçek olduğu kesin doğru olan) kaynaklarca kendilerine şiirsel bir dille yer aldığını aynen göstererek ortadan kaldırmaktır.
Bundan sebeptir ki gerek şiirleri gerekse verdiğimiz kaynakları dikkatlice okuyunuz.Buda bir ŞİA eseridir. Ancak gördüğünüz üzere en başta Allah'a c.c hamd sonra Peygamberimiz’e (s.a.a) ve O’nun pak ve temiz itreti olan Ehli-beyt'i’ne salat ve selam ile başlamaktadır. Bazılarının iddia ettiği gibi birilerine söverek yada takiye yapılmadan geçmişte ehli sünnet üzere amel ettiğimizi açıklayarak eserimizi Bismillah diye kaleme aldık.Bir Müslüman’a , Müslüman değil demek çok korkunç bir söylemdir.Zira ehli sünnet kardeşlerimizin kaynakları bu durumu şöyle görür;

Müslümanların birbirini tekfir etmesini yasaklayan hadisler,ehli sünnet kardeşlerimizin en temel kaynaklarında manen mütevatir (farklı lafızlarla çok sayıda sahabe tarafından aktarılan kesin hüküm) derecesindedir.Ehli sünnet'in en güvenilir iki temel kaynağı olan Sahih-i Buhari ve Sahih-i Müslim’de yer alan kaynaklar şunlardır:

Sahih-i Buhari Kaynağı:

"Bir adam din kardeşine 'ey kâfir' derse, bu söz ikisinden birine döner. Eğer böyle denilen kişi söylenildiği gibi ise söz doğrudur; aksi takdirde bu söz söyleyene geri döner." (Buhârî, Edeb 73)

Sahih-i Müslim Kaynağı:

"Herhangi bir kimse din kardeşine 'Ey kâfir!' derse, bu tekfir sebebiyle ikisinden biri muhakkak küfre döner..." (Müslim, Îmân 111)

Ehli Sünnet akaidinin en temel kuralı bu hadislere dayanır: "Ehl-i Kıble (namaz kılan Müslümanlar) tekfir edilemez.”

Allah c.c bizleri Müslüman’ları ayrıştıran değil,birleştirenlerden eylesin âmin.

Kıymetli okuyucu, bu kitapta ki şiirler, avam olan bir gönülden yani sıradan bir gönülden çıktığı için kelime veya imla olarak hatadan ari değildir.Gayri ihtiyari kelime anlamı olarak da hata’dan ari değildir.Lakin anlatılmak istenen mana olarak kesinlikle doğrudur.Olaki gözden kaçan yazım hatası olan bir durum varsa estağfirullah diyerek, Allah’a sığınırım.
Bu eser alâlade şiir kitabı olsun diye yazılan hayali ve tahmini yazılan veya uydurulan sözlerden tamamen uzak ve tamamen hak ve hakikate dayanan eserdir.SORGULATAN gerçeğin sesi olan bir eserdir.
Eserimiz eleştiriye münazaraya açık olduğu halde, elimizin yazdığınca dilimizin döndüğünce, gönlümüzde biriktirdiklerimizin senetle kaleme dökülmesidir.Ancak şu var ki amelde ölçü insanların yazıp çizdiği yol değil, bize Müslüman’lara,Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve alih ve sellem'in iki ağır emanet olarak bıraktığı bıraktığı, Allah'ın kelamı Yüce Kur’an-ı Kerim ve İtreti olan Pak ve temiz Ehli-Beyt’ i âleyhimusselâm'ın yoludur. ”
Eserimizin amacı bu yolu İŞARET etmektir.

“ Ben sizin aranızda iki ağır/değerli emanet (sekaleyn) bırakıyorum. Bunların birincisi Allah’ın Kitabı (Kur'an), ikincisi ise benim itretim, yani Ehl-i Beytimdir. Bu ikisi, (Kevser) havuzu başında bana varıncaya kadar birbirinden asla ayrılmazlar. Bunlara sımsıkı sarıldığınız sürece asla sapıklığa düşmezsiniz.”

Hadis-i Sakaleyn Hadis-i Şerif

Bu Hadis’e , Şia itikadından Kaynak:

Başta el-Kâfî olmak üzere Besâiru'd-Deracât, Kemâlü'd-Dîn ve Tefsîru'l-Kummî gibi neredeyse tüm ana Şii kaynaklarında yer alır.

Bu Hadis’e , ehli sünnetten kaynak:

Başta Sahih-i Müslim olmak üzere, Sünen-i Tirmizî, Sünen-i Nesâî, Müsned-i Ahmed bin Hanbel ve Hâkim'in el-Müstendrek’i gibi en temel Sünni hadis külliyatlarında açıkça geçmektedir.

Velhasılı kelam ölçü Kur’an ve Ehli-Beyt âleyhimusselâm'dır. Ve’s selam

TEŞEKKÜR

Bu eserin basılmasında öncülük eden, kadim dostum ,Manisa Turgutlu İmam Huseyn Camii cemaati’nin bir ferdi olan, kıymetli arkadaşım,
Taşkın Ene’ye teşekkür eder,eser’in bir gönüle hitap edilişinde,hak edilen bir mükâfat var ise , mükafatını, Allah azze ve celle'nin inayeti Ehli-Beyt âleyhimusselâm'ın şefaati , eli ile bizzat kendisine verilmesini Yüce Allah'tan niyaz ederim.

AYRI TEŞEKKÜR

Allah c.c,Dinimizi üç kavram ile muhafaza etmiştir, üç kavram İslam'ı ayakta tutmuştur.
1.si Hazreti Rasulullah sallallahu aleyhi ve alih ve sellem'in AHLAKI
2.si İmam Ali aleyhisselam'ın KILICI
3.sü Hazreti Hatice-tül Kübra Selemullahi aleyha’nın (Peygamberimiz’in s.a.a eşi) MALI , PARASI

Bundan sebeptir ki, Eserimizin basılmasında,sponsor olan,finansal desteğini esirgemeyen,Turgutlu belediyesi binası altı;Maxi Pazarı işletme sahibi,Turgutlu İmam Huseyn a.s Camii cemaati'nin bir ferdi olan ve kendisine gerek maddi gerek manevi anlamda her konuda ihtiyaç duyulduğunda desteğini esirgemeyen,değerli abim Önder Solhan’a teşekkür eder,yine eser’in bir gönüle hitap edilişinde,hak edilen bir mükâfat var ise , mükafatını, Allah azze ve celle'nin inayeti Ehli-Beyt âleyhimusselâm'ın şefaati , eli ile bizzat kendisine verilmesini Yüce Allah'tan c.c niyaz ederim.

BİLGİLENDİRME

Kıymetli okuyucu bu Şiir kitabı aslında bir belgesel tarzı insanı şiir eşliğinde bahsedilen konunun yolculuğuna çıkaran bir yazımdır.
Bu eserde şiirlerimize yer verirken şiirin biyoğrafisi hakkında anlatılmak istenilen ile alâkalı bilgilendirme yapıp şiirimize yer vereceğiz.Bundan sebeptendir ki defaatle tekrar ediyoruz ki şiirin bilgilendirme mukaddime bölümünü mutlaka sabırla okuyunuz.

Tevfik Muvaffakiyet Allah'tan (c.c) dır…

ESERİMİZ KESİNLİKLE ÜCRETSİZ ‘DİR.

Kıymetli okuyucumuzun hakkımızda bağışlanmamız için edeceği dua bizim için çok daha kıymetlidir.

Ercan Dumanlı Aczi Can
Kayıt Tarihi : 26.07.2026 18:47:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!