cuma karmaşanın içinden çıkıp geleceğin bir pazarı düşlerken
bir cumartesi
aniden
ölü doğdun
sırtıma alıp
taşıdım seni yollarca, yıllarca
Kendimi sığdırırım anlatmaya çalışsam bir nefes, kısa sürer yaşamak derim, seni bu şiire sığdıramam bir yaşamakla anlatamam.
Şair olamam!
Rezil derim kendime bir tablo içinde rezilce derim, seni en güzel şeylerin yanına koymak bir tablo içinde, soldurur utancından diğer tüm güzel şeyleri.
Sağ yanımız anılar
Sol yanımız hüzün
Önümüzde karanlık yol
Sokak lambaların aydınlığı
Sadece ‘’hayattasın’’ diyor
Kurtlar ve çiyanlar sürüsü
Sen eski medeniyetlerin birinde
Millattan önce bilmem kaç
Zeytin ağaçlarının kelebeklerin güzelliğin diyarında yaşıyorsun
Geyikle avcı geliyor kan görünce aklına
Yeni cinayetlerden bir haber
Bir adamı vurdular az önce
Geçip giden zaman değil üzerimize örtülen tül
Sevda çocukluğumuz kadar geri gelmeyecek bir imkansızlık
Yüreklerimiz kılıçımızın hiç kalkmayacağı savaş alanı
Her yıl aynı gün aynı saat
Düştüğümüz gökyüzünde kara giyiyor yıldızlar
Bir ayrılık sancısından doğuyor güneş artık beraber olmadığımız odamıza
Yürüyoruz yolda, kilitlenmiş trafik, korna sesleri, şu seyyar satıcı çığlığı, kızarmadan yüzü hiç sokağın ortasında eşine bağıran adam, mendil satmaya zorlanan çocuklar hiç biri ama hiç biri umrumuzda değil.
Yürüyoruz beraber, solmuş çiçekleri tek dokunuşula yeşillendirebilecek, vurulmuş tüm hayvanlarını tek dokuşuyla iyileştirebilecek, o şifalı ellerin , dünyanın tüm güzelliklerini barındıran o ellerin ellerimde bu sefer. Tutuyorsun ellerimden ve yanmış bir orman yeniden yeşeriyor içerimde.
Gözlerin gözlerimde, tek bakışıyla benim diyen adamı deviren, kötülerin alayını tir tir titreten gözlerin gözlerimde bu defa. Yürüyoruz beraber.. Gözlerin gözlerimde parlıyor ve aydınlanıyor en zifiri caddeler.
Geride kalmış saatim, seni gitmenden biraz önce bir saat daha seveceğim
Güneş parlak, gökyüzü mavi, yeşil kalacak odalarım
Ruhum apartman zillerine basıp kaçacak kadar yaramaz ve şımarık
Okula yeni başlamış kadar heyecanlı ve ürkek
Gitmenden biraz önce
Havalar burada sensiz hep gam yağmuru
Adımladığım her noktada beni uyuz bi köpek gibi takip ediyor, karşıma geçip hayatıma bulaşan herkes sırılsıklam olup kaçıyor.
Kimselere göstermediğim, vücudumun orta yerinde
Dediğin günden beri açılmış duran.
bi ‘’Hoşçakal’’ çukuru var
Ben bir kere yenildim
Çok güçsüzdü bileklerim
Ve inmişti tüm gardım
Hayatımda en güzel kaybedişimdi
Dönüp hırslanamadım
Rövanşını alamadım
Ben seni içimden başka bir yerde bulamıyorum
Adımladığım her yol sana ıraklığımı anımsatıyor
Bacağımda bir siyatik var
Başını omuzuma koymadan aldığım her oksijen bana karbondioksit
Ciğerimde adının yazıldığı kanserli hücreler var




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!