Oltaya gelmiş bir palamut sesinden:
merhaba lüfer,
sen, denize düşmüş gümüş bıçak gibi, parlayıp geçerken gözümün önünden
derin ne kadar mavi, mavi ne kadar vurgun, vurgun ne kadar da yorgundu
ve ne kadar keskin aşk çarpmasıydı bu, bir bilsen…
Bir şehrin urgan satılan çarşıları kenevir
kandil geceleri bir şehrin buhur kokmuyorsa
yağmurdan sonra sokaklar ortadan kalkmıyorsa
o şehirden öcalmanın vakti gelmiş demektir
Duygular paketlenmiş, tecime elverişli
Devamını Oku
kandil geceleri bir şehrin buhur kokmuyorsa
yağmurdan sonra sokaklar ortadan kalkmıyorsa
o şehirden öcalmanın vakti gelmiş demektir
Duygular paketlenmiş, tecime elverişli




ağabey sabahın bir deminde okuduğum ilk şiir içimi ferahlattı.emeğine ve yüreğine sağlık.
nereden bilebilirdim çıkacak canımın, bir kibrit ihanetinin alevinde yattığını
kapımı çalan çam firarisi kozalağın, kendini yakarken beni de yakacağını
artık kül kokulu derelerde çırılçıplak yüzüyorum, görme istersen…
Kutluyorum Cevat bey kardeşim,
yine güzel, yine güncel..
Selam ve muhabbetlerimle...
Bu şiir ile ilgili 102 tane yorum bulunmakta