Mahallemde arkadaşlarımla mors oynadığım bilyalarımla gurur duyuyorum.
Koşarken belimden düşen yamalı pantolonumun çamurlu paçaları ve oyun oynarken yakası terlemiş beyaz gömleğimden hiç utanmıyorum.
Ucu yırtık çoraplarımı giyiyorum elbette
altı delik su çeken pabuçlarımdan habersiz...
Buz gibi havada tiril tiril titrerken bir yandan gökyüzüne uçurtma uçuruyorum, kuşların kanatlarına değdi değecek...
kelebekler kıskanıyor bizi uçurtmam tellere takılıyor,
Orta yerinden... ha kırıldı ha kırılacak uçurtmanın ipleri,
Rüzgarın alınca arkama, hesapsızca koşuyorum yorulduğunu hissetmeden...
Bir ara uzanıyorum kırlara, maviliklere tırmanıyorum taaa gökyüzüne,
Hiç gidemeyeceğim yıldızlara gidiyorum özgürce ...
Gelecekten habersiz, sessiz sedasız...
avuçlarıma alıyorum, umutlarımı, yarınlarımı...
damla damla düşüyorlar toprağa...
ve bin yıllık sevdalar çatlıyor da sabrın göbeğinden
Filizleniyor yerinden
uçsuz bucaksız, sevdalara ve binlerce yıllara...
Murat Fidan
Kayıt Tarihi : 9.05.2026 03:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!