Öyle bir barış ki bu
Adı her anıldığında söverim
Sağ ayağımla basamadığım her karış toprağa……………………..!
Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun
Devamını Oku
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun




Tebrikler kardeşim. Çok iyi bir gözlemcisiniz. Başarılarınızın devamı dileğimle.
Suna Doğanay
Sözde olmamalı hiçbir şey....Hissedebilmeli, yaşamalı, basmalı toprağa.
Sayfalar yazılır şiirinizin özüne.....
Saygılar yüreğinize, kaleminize...
her barış sözü ayrı bir hüzün veriyor
'-bu bacak dört yıldır suskun, biliyor musun /
önce dilim / sonra sağ kolum uyandı /
mayınla yandığım o günden beri / bacağım ölüm aynası!..../
beni anlıyor musun!.../
-'elbet' dedim gülümseyerek /
bu coğrafyayı tımarhaneye çeviren rüzgar /
en derin sızıydı damarlarımda /
nehirlerim kan deryası /....
senin bacağın ise ey çocuk! /
çaresiz bir ruh ayazı....'/........
(N.Erlaçin - 'Suret ve Siret'ten bir bölüm...)
Neler hissettiğini çok iyi anlıyorum Sevgili Melih. Sağ olasın.....
gözüne aklına fikrine sağlık...Çok iyi düşürmüşsün kağıda..
Bu şiir ile ilgili 5 tane yorum bulunmakta