Öyle bir barış ki bu
Adı her anıldığında söverim
Sağ ayağımla basamadığım her karış toprağa……………………..!
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Tebrikler kardeşim. Çok iyi bir gözlemcisiniz. Başarılarınızın devamı dileğimle.
Suna Doğanay
Sözde olmamalı hiçbir şey....Hissedebilmeli, yaşamalı, basmalı toprağa.
Sayfalar yazılır şiirinizin özüne.....
Saygılar yüreğinize, kaleminize...
her barış sözü ayrı bir hüzün veriyor
'-bu bacak dört yıldır suskun, biliyor musun /
önce dilim / sonra sağ kolum uyandı /
mayınla yandığım o günden beri / bacağım ölüm aynası!..../
beni anlıyor musun!.../
-'elbet' dedim gülümseyerek /
bu coğrafyayı tımarhaneye çeviren rüzgar /
en derin sızıydı damarlarımda /
nehirlerim kan deryası /....
senin bacağın ise ey çocuk! /
çaresiz bir ruh ayazı....'/........
(N.Erlaçin - 'Suret ve Siret'ten bir bölüm...)
Neler hissettiğini çok iyi anlıyorum Sevgili Melih. Sağ olasın.....
gözüne aklına fikrine sağlık...Çok iyi düşürmüşsün kağıda..
Bu şiir ile ilgili 5 tane yorum bulunmakta