GELİR
-Kızım Zeynep Nur'un doğum gününün hemen akabinde bir solgun takvim yaprağına karalanmıştır-
Ilık duyguların acımtırağı,
Düşürdü gönlüme yanan kırağı.
Hayallerim yakın eder ırağı,
Baharla birlikte süslendi her yer,
Çiçek kokuları almaya geldim.
Bu mevsim bir yıla üst olsa değer,
Dört mevsim baharda kalmaya geldim.
Burada yaşlı, genç; hastalar, diri,
Eynal Kaplıcası hoştur, eğlendim.
Çevreyi, şartları, sevdim, beğendim.
Salık vereceğim size efendim,
Derdinize derman bulmaya geldim.
Ne çok sevdalı var, çok sevda gördüm!
Korusun...
Tablo gibi karşımda
Yemyeşil bir korusun.
Serinlik sende kalsın
Keçilerin sakalı
Kışkırtıyor çakalı
Dumanım hâlâ tüter
Beni yaktın yakalı.
Bataklıkta sazlarım
Ağlaman, umrunda değil dünyanın.
Yarın yanın, bugün yanın, dün yanın...
Senin de var üstün yanın, dün yanın.
Sonu sana bağlı senin dünyanın..
EĞRİ OTURUP DOĞRU KONUŞMANIN ESTETİĞİ
Göz yanılır, karanlığı loş görebiliriz.
Yarım câmı, kâm alınmış, boş görebiliriz.
Başlamak gerekir yeni ayaktan
Güzele varacak yol olmasın mı?
Zayıflar tek kalır geçer dayaktan
Zulme bükülmeyen kol olmasın mı?
Yola revan olmuş yolcu yoldaşlar
Bir kutlu amaçlı yüce çağrıda,
Varsam varım, yoksam yoğum var benim!
Neş'esini bulmaz, başım ağrıda;
Düğünüm olsa da yuğum var benim!
Bırak anlamasın, alık, bönümüz;
Bir uyum içinde eski ve yeni
Baş üzre tutarız eskimeyeni
Tilkinin payından olsa da yahni
Haramı ısırmaz dişimiz bizim.
Kim niçin bahtiyar, kim niçin giryan?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!